Cumhuriyet’te kriz büyüyor: Barış Doster’in yazısı da yayımlanmadı

Cumhuriyet gazetesinde ‘Çikolata kutusunda 50 bin lira’ iddiasıyla süregelen kriz ve sıkıdüzen büyüyerek sürüyor. Gazete bu kez de Prof. Dr. Barış Doster’in gazeteciliğe ilişkin yazısını yayımlamadı.
Haber yapılması karşılığında bir e-ticaret şirketinden çikolata kutusu içinde para alındığı iddiasıyla gündeme gelen ve başsavcılıkça takipsizlik kararı alan Cumhuriyet gazetesinde kriz sürüyor.
Olaya tepki gösteren Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Mollaveisoğlu’nun yazısı sansüre uğramış, ardından da görevden alınmıştı. Şimdi de Prof. Dr. Barış Doster’in yazısı Cumhuriyet’te yayımlanmadı.
Gazeteyi yöneten Cumhuriyet Vakfı’nın yöneticisi de olan Doster, para olma olayının üzerinin örtülmesine tepki göstermişti. Dün vakfın diğer yönetim kurulu üyeleri Turan Karakaş ve Birol Başaran ile birlikte bir açıklama yapan Doster, Vakıf Başkanı Alev Coşkun, İrfan Hüseyin Yıldız ve Işık Kansu’yu istifaya çağırmıştı.
Doster sansürlenen yazısında Cumhuriyet gazetesinin adını hiç anmamış, “Gazetecilik nedir ne değildir?” diye sormuştu. İşte Doster’in yayımlanmayan yazısı:
GAZETECİLİK NEDİR? NE DEĞİLDİR?
“İster alaylı olsun ister mektepli, tüm gazeteciler bilirler mesleğin en temel kurallarından birinin haber kaynağıyla ilişkilerdeki temas-mesafe kuralı olduğunu. Çünkü bu temel ilke gözetilmeyince, bu kurala uyulmayınca, mesafe ortadan kalkınca, yapılan iş gazetecilik olmaktan çıkar. Tetikçiliğe kadar uzanır. Örnekleri çoktur maalesef.
Gazetecilik; siyasi veya iktisadi herhangi bir güç odağının, kurumun, kuruluşun, örgütün, şirketin halkla ilişkiler ve tanıtım danışmanlığı değildir. Metin yazarlığı değildir. Propaganda başkanlığı değildir. Sözcülüğü değildir. Kampanya yöneticiliği değildir. Basın danışmanlığı değildir. Eğer bu temel kural ihmal edilirse savrulma kaçınılmazdır. Bunun da örnekleri yaygındır ne yazık ki.
Gazetecilik; toplumun, kamunun, halkın, emekçilerin, kimsesizlerin, geniş kitlelerin, sesini duyurma olanağı bulamayanların yanında olmayı gerektirir öncelikle, hem mesleki hem ahlaki hem de siyasi olarak. Bu nedenle mesleki çerçevesi çok net, etik kodları çok kesindir. Gazeteci, kamu adına, halk adına, gerçeğe ulaşmak adına soru sorarken, araştırma yaparken, haber kovalarken, bir konunun izini sürerken, onu güçlü kılan da budur zaten.
Kurumlarla birlikte kişilerin de hızla yozlaştığı günümüzde, gazeteci; bir konunun, bir sorunun, bir olayın, bir haberin, bir bilginin kamuoyuyla paylaşılması, kamuoyunda yayılması, bu sayede kamuoyu oluşturulması için herhangi maddi ya da manevi bir çıkar elde edemez. Meslek ilkelerinden ödün veremez. Çalıştığı kuruma reklam verenlere, ilan verenlere, haber yapma taahhüdünde bulunamaz. Bu kişi ve kurumlardan talimat, tavsiye, telkin alamaz.
Eğer bu temel kurallar yok sayılırsa hukuki, siyasi, ahlaki ve mesleki anlamda savrulma, çürüme, yozlaşma kaçınılmaz olur. Bunu da gizleyebilecek hiçbir gerekçe, saklayabilecek hiçbir ideoloji, örtebilecek hiçbir mazeret yoktur.”
"Cumhuriyet’te kriz büyüyor: Barış Doster’in yazısı da yayımlanmadı" haberi, 17 Haziran 2023 tarihinde yazılmıştır. 17 Haziran 2023 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.