Cumartesi Anneleri Meclis'te konuştular: Verdikleri isimler şaşırtmadı

Cumartesi Anneleri, İmralı Süreci için kurulan komisyon vesilesi ile ilk defa Meclis'te konuştu. Cumartesi Anneler, faili bilinmeyen olan kayıpları ve yaşadıklarını söyledi. Annelerin işaret ettikleri adlar de şaşırtmadı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu beşinci toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya ilk kez davet edilen Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri ile birlikte, İHH, İHD, MAZLUMDER ve Tahir Elçi Vakfı temsilcileri de katıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un yönettiği oturumda, on yıllardır kayıplarını arayan Cumartesi Anneleri, ilk defa Meclis çatısı altında söz alma fırsatı buldu.
Cumartesi Anneleri adına ilk konuşmayı yapan İkbal Yarıcı, 1980 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan ağabeyi Hayrettin Eren'in hikayesini anlattı. Yarıcı, ağabeyinin "yaşam hakkının elinden alındığını" ifade ederek adalet arayışlarını dile getirdi
Birgün'den Mustafa Bildircin'in haberine göre, Eren'in gözaltına alınma sürecini anlatan Yarıcı, ailenin adalet arayışında karşılaştığı engelleri şu sözlerle ifade etti:
"Buluşmayı öğrenen polis, Hayrettin Eren’i gözaltına alarak karakola götürdü. Ağabeyimin gözaltına alındığını öğrenen annem babam karakola gitti fakat onlara, Gayrettepe Emniyet’e götürüldüğü söylenildi. Oysa otomobilimiz Emniyet'in oradaydı. Annem ağabeyimi sormaya gittiğinde onlarca kere tartaklanarak uzaklaştırıldı. Gözaltı süresinin bitmesini bekledik fakat 90 günlük bu sürenin sonunda da ağabeyimizin akıbetini öğrenemedik."
Yarıcı, babasının başvurduğu bir savcının, "‘Ben bu dosyayı açarsam işimden olurum’ diyerek dosyayı açmadığını" söyledi. Yıllarca süren adalet arayışında annesinin karanfil koyabileceği bir mezara razı olduğunu belirten Yarıcı, annesinin 2019 yılında "iki gözü açık olarak" hayata veda ettiğini aktardı. Yarıcı, ağabeyinin kaybolduğu dönemde Şükrü Balcı, Mehmet Ağar ve Tayyar Sever'in görevde olduğunu hatırlatarak, "Ağabeyimin faili bilinmeyen değildi. Ağabeyimin akıbetinin sorumlular tarafınca açıklanmasını umuyorum. Devlet, gözaltında kaybolma politikasını sistematik olarak uyguladı ve devam ettirdi" dedi.
MASIDE OCAK KIŞLAKÇI: "SORUMLULARIN İFADELERI ALINMADI"
Cumartesi Anneleri'nden Maside Ocak Kışlakçı, ağabeyi Hasan Ocak'ın yıllardır aranan izini anlattı. Ağabeyinin işkence izleriyle bulunduğunu belirterek sorumluların yargılanmadığına dikkat çekti:
"Bu kişilerin ifadeleri dahi alınmadı" diyerek Korkut Eken, Mehmet Ağar ve Tansu Çiller'in sorumluluğunu söyledi.
Kışlakçı, ağabeyinin işkence izleriyle bulunduğunu, tanıkların gözaltında gördüklerini söylediğini ancak soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını ifade etti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), "Yaşam hakkı ihlaline" ve "Etkin soruşturma yürütülmediğine" karar vermesine rağmen dosyanın halen Beykoz Adliyesi'nde beklediğini söyledi.
Kışlakçı, yıllardır Galatasaray Meydanı'nda yaptıkları barışçıl buluşmaların polis şiddetiyle engellendiğinin altını çizdi. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) meydanın derhal açılması yönündeki kararına rağmen meydanın halen yasaklı olduğunu belirterek, "AYM kararını tanımayan, yurttaşın hak ve özgürlüklerini kullanmasını engelleyen kamu görevlilerinin tutumu, uluslararası kamuoyunun da tepkisini çekti. İnsanlığa karşı suçlara yönelik cezasızlık, barışın önünde engeldir." dedi.
BESNA TOSUN: "30 YILDIR BEYAZ TOROS'UN PEŞINDEYIZ"
Cumartesi Anneleri'nden Besna Tosun, gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alamadıkları babası Fehmi Tosun'un hikayesini ve ailesinin adalet mücadelesini anlattı. Babasının evlerinin önünden "Beyaz Toros" olarak bilinen bir araçla kaçırıldığını ifade eden Tosun, "Beyaz Toros’un arkasından koştuk ve 30 yıldır halen bu aracın peşinden koşuyoruz" dedi.
Tosun, yaşadıklarını şu şekilde dile getirdi:
"Polisin sahte dediği plakayı, yıllar sonra İçişleri Bakanlığı’na sorduğumuzda, ‘Özel hayatın gizliliği’ gerekçesiyle bize bilgi verilmedi. Plaka sahte değildi ama devlet, failleri korumayı seçti. Başvurduğumuz hukuk yollarının hiçbiri sonuca ulaşmadı. Hükümet, etkin soruşturma vaadini yerine getirmedi. Dosyamız, zaman aşımına uğratılıp kapatıldı. İtirazlarımız reddedildi. Böylece, bütün hak arama yolları bizlere kapatıldı."
Babasından önce dedesinin seccadesinin üzerinde vurulmasına 9 yaşında tanık olduğunu belirten Tosun, ailesinin yaşadığı travmayı anlattı. Köylerinin yakıldığını ve evsiz kaldıklarını, İstanbul'a taşındıktan sonra bu kez babasının gözaltında kaybedildiğini söyledi. Tosun, "Annem, babası öldürüldüğünde 28, kocası öldürüldüğünde 30 yaşındaydı" ifadelerini kullandı.
"Cumartesi Anneleri Meclis'te konuştular: Verdikleri isimler şaşırtmadı" haberi, 20 Ağustos 2025 tarihinde yazılmıştır. 20 Ağustos 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.