CHP Genel Başkan Yardımcısı Cankurtaran: Başkanlık önerisini Fethullah Gülen verdi

AKP ve MHP’nin üzerinde uzlaştığı partili cumhurbaşkanlığı sisteminin FETÖ lideri Fethullah Gülen’in fikri olduğunu söyleyen Yasemin Öney Cankurtaran, Gülen’in 1997’de verdiği bir röportajda ''’Ya başkanlık ya...
AKP ve MHP’nin üzerinde uzlaştığı partili cumhurbaşkanlığı sisteminin FETÖ lideri Fethullah Gülen’in fikri olduğunu söyleyen Yasemin Öney Cankurtaran, Gülen’in 1997’de verdiği bir röportajda ''’Ya başkanlık ya da yetkileri genişletilmiş bir cumhurbaşkanlığı sistemi’’ sözlerini hatırlattı.
AKLI FETHULLAH GÜLEN’DEN ALDI
1993 yılında, Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sistemi için “Bu Amerika’nın bir oyunudur, emperyalizmin bize dayattığı bir şeydir’’ sözlerini de hatırlatan Cankurtaran, 1993 ile 1997 yılları arasında Fethullah Gülen’den etkilenerek bu konudaki düşüncelerinin değiştiğini söyledi.
Toplumsal Haber’den Ali Avcu’ya konuşan Cankurtaran, Fethullah Gülen’in neden böyle bir sistem istediğini ise şöyle özetliyor:
“Kendisine yakın bir insana bu kadar fazla yetki verilirse, devleti tek başına çok rahat yönetebileceğinin farkındaydı. Yani Tayyip Erdoğan’ın kimden etkilendiği 1997’deki bu röportajdan bellidir. 1993’te böyle düşünen, bu süreçte sürekli başkanlığın aleyhinde konuşan biri, bir noktadan sonra eğer bir değişiklik gösteriyorsa, bu aklı Fethullah Gülen’den almıştır.''
Cankurtaran, Erdoğan’ın aklına partili cumhurbaşkanlığı sistemini sokan Fethullah Gülen’in de ''evet’ dediğini savundu.
BU YARIŞ CHP- AKP YARIŞI DEĞİL, AYDINLIĞIN OYLAMASI
16 Nisan’da yapılacak olan halk oylamasının CHP- AKP yarışı olmadığını dile getiren Cankurtaran, ''’Bu seçim geleceğin karanlık ya da aydınlık olma yarışıdır. Gelecekte nasıl yönetileceğimizin parlamenter sisteme dayalı, milletin iradesinin politikalaştırılacağı mı yoksa tek kişinin iradesinden mi politikalar üreteceğinin kararıdır. Kısaca karanlıkla aydınlığın oylanmasıdır.’’ dedi.
DEMOKRASİNİN OLMADIĞI YERDE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ OLMAZ
Türkiye için Avrupa Birliği Parlamentosu’nda alınan son kararda Türkiye’nin hukuki ve siyasi açıdan denetim altına alınacağının işaretlerinin verildiği uyarısı yapan Cankurtaran, bunun anlamının Türkiye’nin hukuk zemininden ve demokratik sistemden uzaklaştığının göstergeleri olduğunu açıkladı.
16 Nisan’da yapılacak olan anayasa değişikliği halk oylamasında ''evet’ çıkması halinde Türkiye’nin çok ciddi ambargolar ile karşı karşıya kalacağını belirten Cankurtaran, demokrasinin olmadığı yerde ekonomik iş birliğinin olamayacağını söyledi.
DOĞRU VE AKILCI KARARLAR ALINMALI
Dünyanın en gelişmiş ilk on ülkesinden dokuzunun parlamenter sistemle yönetildiğini en gelişmemiş ülkelerin ise tek adam sistemiyle yönetildiğini belirten Cankurtaran, ''’Tek adam sistemine dayalı yönetimlerde bir çöküş ve çözülmeler görülüyor. Türkiye’ye getirmek istedikleri sistem, ABD’deki gibi değil Tayyip Erdoğan ve AKP’ye özgü bir başkanlık sistemidir. Bunun örneklerini de Türkmenistan ve Moritanya gibi ülkelerde görebiliriz.'' dedi.
''''Bürokrasi hızlanacak, çift başlılık olmayacak, hızlı kararlar alınacak…'' sözlerinin şehir efsanesi olduğunu söyleyen Cankurtaran, bir anda, hızlı karar alma yerine doğru kararlar almanın daha bilimsel ve akılcı olacağına dikkat çekti.
YARGI TEK BİR PARTİNİN ZİHİNSEL YAPISIYLA OLUŞACAK
İktidarın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neden ''evet’ dediklerini açıklayamadıklarını söyleyen Cankurtaran, ''’Yargının tarafsız olacağını söylüyorlar. HSYK’da 13 üye var, sadece 4’ünü ben atıyorum'' diyor. Bakan ve müsteşarı da sen atıyorsun, etti 6. Geriye kalan 7, zaten meclisin çoğunluğu senin elinde. Böylece HSYK’nın tamamını tek bir partinin zihinsel yapısı oluşturacak. Neresi tarafsız bunun? Hepsini sen atıyorsun.’’ İfadelerini kullandı.
KADINI EVE KAPATMAK İSTİYORLAR
Evet, çıktığı takdirde AKP’nin gizli ajandasında kadını eve kapatmak ve kadını tüm siyasal, sosyal, kamusal arenadan çekme fikrinin eyleme dönüşeceği, yeni Türkiye’de kadın özgürlüğünün kısıtlanması için çok büyük bir dönemin başlayacağına dikkat çekerek bütün kadınların uyanık olmasını, oyuna gelmemesini oylarıyla bu oyunu bozmalarını isteyen Cankurtaran. “Zaten bu güne kadar AKP’nin kadının üç çocuk doğurması, kadınlar iş aradığı için işsizliğin yüksek olduğu gibi söylemlerini cumhurbaşkanı bizzat açıkladı. Cinsel istismar ve kadına şiddet suçlarında maalesef gerekli müeyyidelerin yerine getirilmediği gibi. Hamile olan dışarı çıkmasın, çocuk yapın, evdeki işler yetmiyor mu? Gibi söylemleri AKP'nin kadına bakış açısını gösteriyor.'' dedi ve ekledi: ''’17 Nisan’da evet çıkar ise kadınları büyük bir tehlike bekliyor.’’
HAYIR, KAMPANYASI YÜRÜTENLERE BASKI VE TEHDİTLER ARTIYOR
Hayır, kampanyası yürütenlere baskı ve tehditlerin artarak devam ettiğini ve Türkiye cumhuriyeti bakanlarına Almanya’da yapılan engellemelere ve saygısızlığa CHP olarak tepki gösterdiklerini belirten Cankurtaran “Sen de muhalifleri susturmaya çalışıyorsun, sen de muhalif olanların özgürce konuşmasının yolunu açmalısın, baskı uygulamamalısın. Ama daha dün Üsküdar’da ''hayır’ı anlatmaya çalışanların konteynırlarını kaldırdılar. Üç beyaz arabadan inen 15 kişi konteynırı sürüklemiş. Polise gidilip ihbarda bulunuluyor, polis “Davacı olmakta emin misiniz?'' diye soruyor. Davanın geri çekilmesi için polis bile baskı yapıyor. Bakın her yerde ''evet’ çalışmaları yapılırken ''hayır’ cephesinden buna bir tepki yok. Peki, neden ''hayır’ çalışmalarına engel olunuyor? Şu anda her yerde ''hayır’ kampanyası yapanlara karşı bir baskı var.’’ dedi.
SINIRSIZ GÜCE AYAR VERİN
Tüm Türkiye halkına çağrıda bulunan Cankurtaran, “Karar verirken mutlaka sınırsız güce ayar vererek karar vermeleri gerekiyor. Bir kişiye bu kadar güç verilmesi, güç zehirlenmesine neden olur. Sınırsız güce, kontrol edilemeyen güce bir ayar verilmesi lazım. Burada obezite gibi düşünmek gerek. Bir insan yedikçe hücreleri genişler, daha fazlasını ister ve şişer, patlar. Burada da Tayyip Erdoğan hiç durmadan güç istiyor. İstedikçe bu sistemi bir yerde patlatır. Bunun devamı yoktur. Bu kadar güç bir ülkede mutlak surette insanların vicdani isyanına sebep olur ve kendisini de kontrol edemez. Hem dış mihraklara hem de içerde tehdit ve şantajlara açık olmasına neden olur. Bir kişiye bu kadar güç verirseniz her türlü tehdide açık hale gelir. Evinizde bile tüm malvarlığınızı bir kişiye verip o kişiyi açık tehdit haline getirmezsiniz değil mi? Hem kasanın anahtarını veriyorsunuz, hem banka cüzdanlarını veriyorsunuz bir kişiye. Onu kaçırdı mı tüm malvarlığınızı kaybedersiniz. Şu an aynı şekilde biz resmen tüm gücü aynı kişiye vererek açık bir risk haline getiriyoruz. Bir sonun başlangıcı olacak bu sistemi Türk milleti kaldıramaz. Kuvayı Milliye ruhuyla bu ülkeyi et ve tırnağıyla, kanıyla kuran bu millet, tek kişi vesayeti altında yaşamaz. Lütfen bu yanlıştan geç olmadan dönelim’’ dedi.
"CHP Genel Başkan Yardımcısı Cankurtaran: Başkanlık önerisini Fethullah Gülen verdi" haberi, 13 Mart 2017 tarihinde yazılmıştır. 13 Mart 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.