Cezaevi Görevlisinden Çarpıcı İddia: Medya Sahte Bir Epstein Cesediyle Yanıltıldı!

Cezaevi Görevlisinden Çarpıcı İddia: Medya Sahte Bir Epstein Cesediyle Yanıltıldı!

Jeffrey Epstein dosyasına giren yeni tutanaklar, ölüm gecesi sonrası kamuoyunun bilinçli şekilde farklı yöne çekildiğini gösterdi. Belgelerde maket bir bedenle medyanın şaşırtıldığı, kamera kayıtlarında şüpheli bir siluet bulunduğu ve resmi kayıtlarda tarih uyumsuzluğu yaşandığı yer aldı. İşte detaylar...

Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin kamuoyuna açıklanan yeni belgeler, 2019’daki ölümünün ardından yaşananlara dair çarpıcı ayrıntıları ortaya çıkardı. Belgeler, hem cezaevindeki ihmaller zincirini hem de ölüm gecesinin ardından yürütülen kriz yönetimini yeniden tartışmaya açtı.

Sahte Ceset İddiası Belgelerde Yer Aldı

Yayımlanan tutanaklara göre, Epstein’ın ölümünden hemen sonra basının dikkatini dağıtmak amacıyla sıra dışı bir yöntem uygulandı. Bir cezaevi görevlisinin FBI’a verdiği ifadede, girişte bekleyen gazetecileri oyalamak için karton kutular ve çarşaflar kullanılarak insan siluetine benzeyen bir maket hazırlandığı belirtildi.

İddiaya göre söz konusu maket beyaz bir araca yüklenerek medyanın ilgisi bu yöne çekildi. Bu sırada Epstein’ın gerçek naaşı siyah bir araçla farklı bir noktadan çıkarıldı. Belgelerde yer alan bu detay, olayın ardından yürütülen sürece dair soru işaretlerini artırdı.

Ölüm Gecesindeki Sistematik Hatalar

Resmi kayıtlara “intihar” olarak geçen ölümle ilgili şüpheler, açıklanan ihmaller listesiyle daha da derinleşti. Belgelerde, olay gecesi cezaevindeki güvenlik kameralarının çalışmadığı, her 30 dakikada bir yapılması gereken rutin kontrollerin gerçekleştirilmediği ve Epstein’ın hücre arkadaşının bir gün önce başka bir koğuşa nakledildiği bilgisi yer aldı.

ABD Adalet Bakanlığı, yaşanan aksaklıkları “ciddi ve sistematik bir başarısızlık” olarak tanımladı. Bu değerlendirme, güvenlik protokollerinin neden devre dışı kaldığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Güvenlik Kameralarındaki Gizemli Gölge

Dosyadaki en dikkat çekici unsurlardan biri ise güvenlik kayıtlarında görülen “turuncu gölge” oldu. Olay gecesi saat 22.39’da kaydedildiği belirtilen görüntülerde, turuncu hapishane tulumu giydiği düşünülen bir kişinin merdivenlerden hızla geçtiği tespit edildi.

Yıllar boyunca söz konusu alana kimsenin giriş yapmadığını savunan yetkililerin aksine, adli tıp uzmanları görüntüdeki hareketin bir mahkûmla uyumlu olabileceğini ifade etti. Bu bulgu, resmi anlatımla çelişen yeni bir tartışma başlattı.

Tarih Tutarsızlığı Ve Bakanlığın Açıklaması

Belgelerde öne çıkan bir diğer çelişki ise resmi yazışmalardaki tarih farklılığı oldu. Sorumlu başsavcılığın, Epstein’ın ölümünü 10 Ağustos olarak kayıtlara geçmesine rağmen, 9 Ağustos tarihli bir mektupla bildirim yaptığı ortaya çıktı.

Adalet Bakanlığı bu durumu basit bir “yazım hatası” olarak değerlendirdi. Ancak söz konusu tarih uyuşmazlığı, kamuoyundaki spekülasyonların önüne geçmeye yetmedi.

Yeni yayımlanan belgeler, Epstein’ın ölümüne ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirirken, olay gecesine dair soru işaretlerinin tam anlamıyla giderilemediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

 

"Cezaevi Görevlisinden Çarpıcı İddia: Medya Sahte Bir Epstein Cesediyle Yanıltıldı!" haberi, 11 Şubat 2026 tarihinde yazılmıştır. 11 Şubat 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.