Can Serhat Halis yazdı: İnce’ldiği yerden koptu

...
Can Serhat Halis
Türkiye’de burjuva siyaset, içinde bir sürü dalaverenin döndüğü, her an beklenmedik gelişmelere gebe bir atmosferi ifade ediyor. Bugün yaşananlar bunu bir kez daha gösterdi. Muharrem İnce’nin adaylıktan çekilmesiyle birlikte, seçime endeksli Türkiye gündeminin sönmeyen harareti, biraz daha alazlandı.
İnce ile Kılıçdaroğlu arasındaki en önemli fark nedir diye sorulsa; ortalama zekaya sahip her insanın basit şekilde göreceği bir gerçekten bahsederiz sanırım. Bu gerçek, Kılıçdaroğlu’nun aksine; İnce’nin kibirli, kaprisli, egosuna yenik düşecek kadar hırslı ve sinirlerine hakim olamayan, duygularının hegemonyasında hareket eden biri olduğudur. Bu anlamıyla İnce’nin, fevri çıkışların ve ‘atarlanmaların’ neden olduğu olumsuz sonuçlarla karşılaşması işten bile değil.
Bu fevrilik ve duygularının refakatinde yeşeren tavırlar, törpülenememiş ergen refleksleri olarak tanımlanabilir. Oysa ergenlikte de olduğu gibi bu türden refleksler, berbat sonuçlar doğurur. Üstelik siyasette bu türden çiğlikler, bireysel çıkarları peşinde koşan üç-beş şakşakçı ve kelimenin gerçek anlamıyla birkaç bin ergenden öteye karşılık bulmaz. Öyle ki yaşanan süreçte bu gerçeği hep birlikte gördük.
İnce, seçmenini Kılıçdaroğlu’na karşı düşmanlaştırdı
İnce, adaylığını açıkladığı ilk günden itibaren, kendi seçmenini Kılıçdaroğlu’na karşı örgütledi. Tüm bu süreç boyunca yürüttüğü politika ve kullandığı propaganda dili tamamen muhalefete muhalefet etmek üzerineydi. Bu yönü itibariyle seçim sürecinin hemen başında kendi seçmeninin Kılıçdaroğlu’na yönelik olan “ılımlı karşıtlık” üzerine kurulu muhalif tutumu, zamanla düşmanlık temelinde örülmüş bir karşıtlığa döndü. Hatta İnce, kendi tabanının konsolidasyonunu, Erdoğan’dan daha çok, Kılıçdaroğlu’na yönelik geliştirdiği düşmanlıkla sağladı.
Bu anlamıyla İnce’nin adaylıktan çekilmesi potansiyel seçmeninin Kılıçdaroğlu’na yönelmesine neden olacak bir durum değil. Hatta bir adım daha ileri giderek, İnce’nin, Kılıçdaroğlu ve CHP düşmanlığı üzerine kurulu olan politikalarının bir sonucu olarak, Kılıçdaroğlu’na karşı kışkırtılmış tabanının, Erdoğan’a yönelmesinin daha olası olduğunu söyleyebiliriz.
Nitekim adaylıktan çekilirken yaptığı konuşma da bu iddiamızı güçlendiriyor. İnce, Kılıçdaroğlu lehine adaylıktan çekilmedi. Oysa beklentiler olası adaylıktan çekilmenin Kılıçdaroğlu lehine olacağı yönündeydi. Ancak onun tercihi bu olmadı. İnce’nin konuşması, mevcut iktidar ve Erdoğan’a yönelik değil, CHP ve Kılıçdaroğlu’na karşı bir muhtevaya sahipti. Konuşmanın alt metninde CHP ve Kılıçdaroğlu karalaması net şekilde kendini gösteriyordu. Yani giderken bile Kılıçdaroğlu’ndan ne koparırım, ona nasıl zarar veririm derdindeydi.
İnce’ldiği yerden koptu
Şunu açıkça söyleyebiliriz; hırsına ve kibrine yenik düşen İnce, kendisini siyasi olarak bitirdi. Bunun önüne geçebilir miydi, elbette geçebilirdi. Sarıgül gibi tiktok fenomenine dönmüş birinin bile politik bir figür olarak tekrardan sahalara döndüğü, muhalefet nezdinde itibar kazandığı bir ortamda, İnce bunu hayli hayli başarırdı.
İnce resmi olarak adaylık başvurusunu yapmadan hemen önce kendisine uzatılan gülü tutsaydı şu an içinde bulunduğu pozisyona düşmeyecekti. Bu seçim sürecinin en çok yıpranan figürü haline dönmeyecekti. Siyasi olarak mevta olmayacak, itibarı zedelenmeyecekti. Ancak İnce’nin bunları öngörebilmesinin önüne geçen güçlü bir egosu ve sınırları çizilemeyen bir kibri vardı. Bu nedenle “inceldiği yerden kopsun” diyerek, muhalefetin oylarını böleceğini bile bile, adaylıkta diretti. Ancak bu hamlesiyle, kendisi İnce’ldiği yerden koptu.
https://twitter.com/CanSerhat_Halis
"Can Serhat Halis yazdı: İnce’ldiği yerden koptu" haberi, 11 Mayıs 2023 tarihinde yazılmıştır. 11 Mayıs 2023 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.