Bylockçu yaftası vurulup işten atılan Habertürk spikeri adalet istiyor

FETÖ operasyonlarının mağdurlarından biri de Fatma Karaağaç. Karaağaç, Habertürk TV'de spor haberleri sunarken bir gün, insan kaynakları departmanından çağırılarak, "Bylock listesinde adınız varmış" denilerek işten atıldı....
FETÖ operasyonlarının mağdurlarından biri de Fatma Karaağaç. Karaağaç, Habertürk TV'de spor haberleri sunarken bir gün, insan kaynakları departmanından çağırılarak, "Bylock listesinde adınız varmış" denilerek işten atıldı. Fatma Karaağaç o günden beri hukuk mücadelesi veriyor. Üstelik bylock listesinde adının olmadığı da ortaya çıktı ve bu bilgi kesinleşti.
'Medyafaresi' adlı medya sitesinin aktardığı habere göre Karaağaç, Habertürk TV'deki işinden atıldıktan sonra savcılığa gitti, iddia edildiği gibi, "bylock kullanıp kullanmadığının" mahkeme tarafından araştırılmasını istedi.
Geçen zaman içinde hiçbir bylock listesinde adı geçmediği ortaya çıktı. Ardından hakkını aramak için kamu davası açılmasını istedi. OHAL şartlarında bunu başaramadı. İşe iade davası da açan Fatma Karaağaç, 17 Temmuz'da OHAL komisyonuna başvuracağını açıkladı.
Fatma Karaağaç, hak arama mücadelesini Kemal Kılıçdaroğlu'nun Arkara'dan İstanbul'a başlattığı ve 25 gün süren 'Adalet Yürüyüşü'ne de katılarak devam etti. İstanbul Maltepe'de dev bir miting ile sonuçlanan eylemde 18 gün boyunca kesintisiz yürüyerek adalet arayışını sürdüren Karaağaç, bu tutumuyla yerli ve yabancı birçok gazete ve televizyon kanalının dikkatini çekti.
Peki Habertürk yönetimi, spor spikeri Fatma Karaağaç'a bylockçu yaftasını nasıl ve neden vurdu? Genç bir kadının gazetecinin işiyle neden oynadı? Fatma Karaağaç yaşadıklarını ve mücadelesini kendisi kaleme aldı.
İşte Fatma Karaağaç'ın kendi kaleminden yaşadıkları:
SAĞIR VE DİLSİZ MEDYA YAŞADIĞIMI ADALETSİZLİĞİ DUYMADI
7 Mart 2017 tarihinde HaberTürk İnsan Kaynakları Müdürü Erkan Ataman "Üstümüzde siyasi baskı yok desek de, siyasi baskı var sizinle yollarımızı ayırmak durumundayız" ifadesini kullandı.
Önüme imzalamam için; "14.09.2016 tarihinden bu yana şirketimiz bünyesinde sigortaya tabi olararak çalışmaktasınız. FETÖ terör örgütü üyelerinin şifreli haberleşme programı olan BYLOCK Uygulamasını kullandığınız yetkili makamlarca tespit edilmiş olup, iş akdinizin bu sebeple 4857 sayılı iş kanunu'nun 25 / II-e maddesi uyarınca derhal ve tazminatsız olarak feshedilmiştir" ibaresinin yer aldığı A4 kağıdı konuldu.
İmzalamayacağımı, avukatımla budan sonraki süreçte muhatap olmalarını söyledim.
10 Mart 2017 cuma günü, isnat edilen suç bir internet sitesine servis edilerek onun üzerinden yayıldı ve olmayan bir suç ifşa edildi.
Avukatım Timuçin Gültekin tarafından istanbul 8. İş Mahkemesi'ne işe iade istemli dava dilekçesi verildi. İlk duruşma günü 21 Eylül tarihi olarak belirlendi.
İsnat edilen suçun belgesi HaberTürk yetkililerinden istenmiş olmasına rağmen, dosyaya resmi niteliği olmayan bir kağıt (iş akdinin fesih bildirimi) ve Milliyet gazetesine ait bir haber konulmuştur.
Bunun üzerine Avukatım tarafından iftira ve hakaret suçundan kamu davası açıldı.
Açılan kamu davasına delil olarak, yapılan haberler, IP kayıtları, açılan işe iade istemli dava dosyası ve şüphelilerin isnat ettiği suçlamaya dair çıkış belgesi olduğu ifade edildi.
Savcı yapılan haberleri basın özgürlüğü kapsamında ve toplanan delillerin yeterli olmaması sebebiyle "kamu davasının açılmasına yer yoktur" kararı verildi.
Avukatım tarafından gerekli itirazlar yapıldı.
OHAL kapsamında olduğumuz için birçok şey olağan dışı seyrediyor.
Bylock gibi ağır bir suçlamayla karşı karşıya kalmanın zorluğunu ancak yaşayanlar anlar, tabir yerindeyse vebalı muamelesi görüyorsunuz, linç edilip hedef gösteriliyorsunuz.
Aile yapımın, dünya görüşümün ve yaşam tarzımın FETÖ ile ilişkilendirilmesi abesle iştigaldir. Sosyal demokrat bir ailede büyümüş olan biri için böylesi bir örgütle ilişkilendirilmek hicap duyulacak bir durumdur ve suyu bulandırma amacına hizmet etmekten başka bir şekilde açıklanamaz.
Böylesi bir mağduriyeti kurunun yanında yaşta yandı diyerek geçiştirmekte hiçbir vicdana sığmayacağını bu yanlışlardan ivedilikle dönülmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu süreçte Bylock konusunda kimse tek kelime etmezken, mücadelemi sonuna kadar en yüksek perdeden verdim. Tabii sağır ve dilsiz olan medyada pek de duyulmadı.
Bir şekilde sesimi duyurmam gerektiğinin farkında olduğum için Adalet Yürüyüşüne bireysel olarak katıldım. 17 günde 413,354 adım atarak istanbul'a geldim.
O yürüyüşte KHK, sendika, taşeron, soma gibi konularda bir çok mağdur vardır lakin pek korkulan bir suç olması sebebiyle Bylock mağduru benim dışımda kimse yoktu. Yahut vardı, benim gibi dile getiremiyordu.
Bu süreçte yaşanan mağduriyetleri görmemezlikten, duymamazlıktan gelmek sorunu ortadan kaldırır diye düşünenler ciddi bir yanılgı içinde. Bu sorun devasa bir kartopu gibi hepimizi içine alıp yok edecek.
Sadece benim yaşadıklarım bir şeyler ters gidiyor dedirtmeli düzeltmek için çaba harcanması gerektiğini düşündürtmeli yetkililere.
Fatma Karaağaç
"Bylockçu yaftası vurulup işten atılan Habertürk spikeri adalet istiyor" haberi, 13 Temmuz 2017 tarihinde yazılmıştır. 13 Temmuz 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.