Türk Bilim İnsanlarından Ezber Bozan Buluş! İthal Sensörlere Yerli Alternatif!

Hitit Üniversitesi akademisyenleri, diyabet hastalarının kan şekeri ölçümünde kullanılan ithal sensörlere alternatif olması hedeflenen enzimsiz bir sensör geliştirdi. Dokuz yıllık araştırmanın ürünü olan ve patentle tescillenen buluş, 2026 yılında Şanlıurfa'da düzenlenen Uluslararası Buluş Yarışması'nda altın madalya kazandı...
Hitit Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Gökmeşe'nin yürütücülüğünde gerçekleştirilen araştırmada, aynı fakülteden Prof. Dr. Ebru Gökmeşe ile Alaca Avni Çelik Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Büşra Cebeci de görev aldı.
Diyabet hastalarının kan şekeri düzeylerini takip etmek için kullandığı ithal sensörlere alternatif geliştirmeyi amaçlayan çalışmanın dokuz yıl sürdüğü belirtildi. Hata payını en aza indirmesi hedeflenen buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Sensör ayrıca Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu kapsamındaki Uluslararası Buluş Yarışması'nda altın madalyayla ödüllendirildi.
YERLİ GLİKOMETREYE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HEDEFLENİYOR
Geliştirilen sensör hakkında bilgi veren Prof. Dr. Faruk Gökmeşe, enzim içermeyen, neme ve oksitlenmeye karşı dayanıklı yeni bir teknoloji geliştirdiklerini söyledi. Gökmeşe, sensör şeridinin üretiminde enzim kullanılmadığını, paladyum gibi soy metal özellikleri taşıyan malzemelerden özel bir nano desenleme yöntemiyle sensör malzemesi elde edildiğini belirtti.
Sensörün dayanıklılığı, uzun raf ömrü ve kullanıcı dostu yapısının diyabet hastalarına kolaylık sağlayacağını ifade eden Gökmeşe, teknolojinin henüz geliştirme aşamasında olduğunu kaydetti. Laboratuvar ortamında doğrulanan buluşun teknoloji hazırlık seviyesi bakımından dördüncü aşamada bulunduğunu belirten Gökmeşe, yeni projeler ve desteklerle sensörü kişisel kullanıma uygun, yerli ve milli bir prototip glikometreye dönüştürmek istediklerini dile getirdi.
“ENZİMLİ SENSÖRLERİ ENZİMSİZ ÇALIŞIR HALE GETİRMEYE ÇALIŞTIK”
Araştırmanın dokuz yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Faruk Gökmeşe, diyabet hastalarının kan şekeri düzeylerini düzenli takip etmesinin önemine dikkat çekti.
Gökmeşe, geliştirdikleri yaklaşımı şu sözlerle anlattı:
“Buluşumuzun önemli tarafı; hemen hemen bütün ailelerin bir şekilde muhatap olduğu diyabet hastalığında kan şekeri düzeyinin sürekli takibi ya da bazı durumlarda özel durumlarda hastanın kendisi tarafından takibi önem arz etmektedir. Bu amaçla hepimizin bildiği glikometreler kullanılıyor. Basit ölçümler yapabilen parmağımızdan aldığımız kanı damlatarak glikoz seviyesini, kan şekeri seviyesini ölçtüğümüz cihazlardır.
Bunlar onlarca yıldır aynı şekilde tamamen ithal bir şekilde üretilip Türkiye'de satılmakta ve kullanılmakta. Bizim çalışma alanımız aslında elektrokimyasal sensörler alanıdır. Bu cihaz da bir sensör vasıtasıyla çalışmaktadır. Ucunda kullandığımız kullan at tipindeki halk arasında aslında çubuk olarak, strip olarak bilinen malzeme aslında bir sensördür. Bu sensör ithal bir teknoloji, ithal ediyoruz. Türkiye'de tam olarak üretimi yok.
Yeni yeni bazı denemeler olsa da bizim çalışmamız aslında tümden bu sensörün çalışma prensibini değiştirecek bir yaklaşım. Yani basitçe anlatacak olursak enzim vasıtasıyla çalışan bu sensörleri biz enzimsiz bir şekilde çalışır hale getirmeye çalıştık. 9 yıllık bir çalışmamızın sonucunda bunu elde etmiş olduk”
PATENT SÜRECİ 5 YIL SÜRDÜ
Buluşun patent süreci hakkında da bilgi veren Gökmeşe, ilk laboratuvar sonuçlarının alınmasının ardından patent başvurusunun yapıldığını ve incelemeler nedeniyle sürecin beş yıl sürdüğünü aktardı.
Gökmeşe, patentin tescillenmesinin ardından buluşun 2026 yılında Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST kapsamındaki Uluslararası Buluş Yarışması'nda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından altın madalyayla ödüllendirildiğini belirtti.
NEME VE OKSİJENE KARŞI DAHA DAYANIKLI
Geliştirilen sensörün mevcut ürünlere kıyasla önemli farklılıklar taşıdığını ifade eden Gökmeşe, ithal edilen striplerin belirli bir süre sonra hatalı ölçümler verebildiğini söyledi. Bu durumun, sensörlerin kimyasal yapısında kullanılan enzimlerin havadaki nem ve oksijen gibi dış etkenlerden etkilenerek bozulmasıyla ilişkili olduğunu belirtti.
Gökmeşe, yeni sensörün enzimsiz yapısı sayesinde neme, oksijene ve havaya karşı dayanıklı olduğunu vurguladı. Paladyum gibi soy metal özellikleri taşıyan malzemelerle özel bir desenleme yöntemi kullanılarak üretilen sensörün uzun raf ömrü ve dayanıklılık açısından avantaj sağlamasının hedeflendiğini kaydetti.
Çalışmanın laboratuvar aşamasında başarıyla doğrulandığını yineleyen Gökmeşe, teknolojiyi daha ileri bir seviyeye taşımak ve yerli bir glikometre prototipine dönüştürmek için yeni proje ve desteklerin önemli olduğunu ifade etti.
"Türk Bilim İnsanlarından Ezber Bozan Buluş! İthal Sensörlere Yerli Alternatif!" haberi, 19 Ekim 2026 tarihinde yazılmıştır. 19 Ekim 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.