Beşiktaş çok 'fark'lı

Ali Kaya Soysal Dün gece Beşiktaş maçın tamamında oyundan düşmeyen Konyaspor karşısında baştan sona üstün götürdüğü 90 dakika sonunda tüm golleri attığı maçta 5-1 galip gelerek bir günlüğüne terk ettiği liderliği...
Ali Kaya Soysal
Dün gece Beşiktaş maçın tamamında oyundan düşmeyen Konyaspor karşısında baştan sona üstün götürdüğü 90 dakika sonunda tüm golleri attığı maçta 5-1 galip gelerek bir günlüğüne terk ettiği liderliği geri aldı..
Kartal maçın 75. dakikasına kadar futbolun temelindeki üç farklı taktik anlayışı sahaya eksiksiz yansıttı; baskı, normal set oyunu ve karşı atak uygulaması. İlk devre 9'da Babel ve 23'de Oğuzhan ile gelen goller tamamen tam saha baskı ürünüydü. Bu dakikadan sonra Beşiktaş ilk yarının sonuna kadar topu Konya'ya bırakıp karşı atak futboluna döndü ve 3 pozisyonda rakibi az adamla yakaladı, son pas tercihlerinden ötürü skor sadece 2-0 da kaldı..
İkinci yarıya yine baskıyla başlayan Beşiktaş topu kazanınca normal set oyununa döndü. Bu anlayış bile 50 ve 56'da Cenk golleriyle sonuçlandı, çünkü teknik ayakların sayısı çok fazlaydı. 3. golde Babel'in yaratıcı pası ve 4. golde Quaresma'nın pas-ortası gollerin hazırlanışına damga vurdu. 63'de sahanın en iyilerinden Tosiç'in talihsiz ayak darbesi Konya'nın "şeref sayısını" getirdi ve Beşiktaş maçın son çeyreğinde oyunu yavaşlattı, savunmada kalmayı, "aktif dinlenmeyi" tercih etti..
Ama futbolcuların iştahı ve kalitesi gol kovalamaya devam ettirdi takımı. Nitekim 80'de Tolgay'a yapılan hareketin yan hakemin ikazıyla penaltı olarak değerlendirilmesi sonucunda Cenk "hattrick" yaparak skoru belirledi: 5-1. Beşiktaş son 10 dakikada bile o kadar oyuna hakimdi ki, o kadar pas yaptı ki 82'inci dakikada oyuna girmek için kenarda hazır bulunan Mitroviç top oyunu terk ermediği için 6 dakika beklemek zorunda kaldı, böyle bir olaya yıllardır tanık olmadım.
Sonuç olarak siyah-beyazlılar sert bir rakip karşısında sezon başından bu yana bana göre en iyi futbolunu ortaya koyarak 19. hafta sonunda puanını 44'e çıkarttı, liderlikte kaldı. Başakşehir ve Galatasaray ile arasındaki farkları korudu ve şampiyonluktaki bir diğer rakibi Fenerbahçe'yle puan farkını 9'a taşıdı. En önemlisi oynadığı oyun, futbolcuların iştahı, konsantrasyon ve inanmışlık şampiyonluk yolunda 15 maç gibi uzun bir yol olmasına rağmen diğer rakiplerine oranla büyük bir umut verdi.
Maçın yegane kritik pozisyonu ilk devrenin son dakikasında ceza alanı içinde Tosiç'in eline topun değip değmemesiydi ki penaltıyla bile değerlendirilse Beşiktaş'ın çok üstün oyunu açısından maçın sonucuna hiç bir şekilde tesir etmeyecekti. Onlarca kez ağır çekimini izledim, bana dize temas gibi geldi, tam da emin değilim.
***
Yazımın son bölümünde biraz ara transfer dönemine değinmek istiyorum..Eldeki mevcut kadroya bence hiç gereği yokken stopper arandı ve Mitroviç çok pahalı bir maliyetle alındı. Ancak bu futbolcu 23 yaşında ve 3.5 yıllık kontrat yapıldı. Beklemek gerek, ayrıca satılırken kar edilebilir. Ersan'ın da kiralanmasıyla şu anda 6 adet stopperi oldu takımın. Bu durumu Şenol Hoca nasıl yönetecek, merak ediyorum doğrusu. Çünkü "görünen köy" Marcelo+Tosiç tandemi iyi gidiyor şimdilik. Avrupa Ligi, Türkiye Kupası, olası sakatlıklar, cezalar, her şeye rağmen bu hatta oyuncu "enflasyonu" var bana göre, izleyip yaşayacağız..
Demba Ba ya gelince; Beşiktaş'ın yeni bir santrafor transferine gereksinimi yoktu. Eto'o tartışılırdı, ama olmadı. Cenk ve Aboubakar'ın yanısıra olası ihtiyaç durumunda takım içinde Talisca, Babel gibi alternatifler vardı üstelik. Ancak Ba, birkaç hafta sonra hazır olur, çünkü fiziki altyapısı çok güçlü, geçmişteki "referansı" da sağlam, kaldı ki Ersan gibi maliyetsiz. Ben kulübe toplam 18 milyon Euro kazandıran bu iki futbolcunun birbuçuk yıl sonra neredeyse sıfıra yakın bedellerle tekrar alınmasını yönetim başarısı olarak değerlendiriyorum...
"Beşiktaş çok 'fark'lı" haberi, 31 Ocak 2017 tarihinde yazılmıştır. 31 Ocak 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.