Ataol Behramoğlu Cumhuriyet''i neden bıraktı?

Gazete/yazar Ataol Behramoğlu Cumhuriyet gazetesindeki köşesini bıraktı.
Cumhuriyet gazetesi yazarı şair, yazar ve gazeteci Prof.. Dr. Ataol Behramoğlu gazetedeki köşesini bıraktığını açıkladı. Bugünkü yazısında, "Yoruldum ve sıkıldım. Başka çalışmalarımda da yoğunlaşabilmek için, okurlarımdan uzun bir süre, şimdilik bütün bir yaz için izin istyorum…" diyen Behramoğlu, köşesini neden bıraktığına dair açıklama yaptı.
Behramoğlu'nun "Seçim sonrasında" başlıklı yazısı şu şekilde:
Kazananın dışındaki cumhurbaşkanı adaylarının oyları toplandığında 23.737.844 ediyor. Kazanan 25.330.823 oy aldığına göre, arada yaklaşık iki buçuk milyonluk bir fark söz konusu.
Yani öteki adaylar tek bir kişi üzerinde de anlaşsalar iki buçuk milyon eksikleri var.
Bu arada Muharrem İnce ,Tayyip Erdoğan’la aralarında 10 milyonluk fark olduğunu söylerken gerçeği dile getriyor. İnce’nin oyu 15.340.321 olduğuna göre, neredeyse milimi milimine on milyonluk bir fark bu.
***
İşin bir yanı böyle.
Gelelim öteki yanına…
En yakın rakibinden on milyon fazla oy almış olsa da, toplam oylar bakımından Tayyip Erdoğan büyük sayılamayacak bir oy farkıyla ikinci tura kalmaktan kurtuldu.
İkinci tur gerçekleşse sonuç ne olurdu? Şu anda bu konuda tahmin yürütmenin bence pek bir önemi ve anlamı yok:
Fakat şu soru bütün önemi ve anlamıyla karşımızdadır: Toplumun yüzde ellisinin biraz üstünde bir oy desteğiyle (rakiplerinin aldığı toplam oyun iki buçuk milyon fazlasıyla)başkan seçilmiş olan kişi 80 küsur milyonluk bir ülkenin yönetm sistemini, bu demektr ki kaderini, bugününün ve geleceğinin yönünü kökten değiştrmeye ne ölçüde hak sahibidir?
Tabii bu toplumun demokrasi ve evrensel hukuk ilkelerine göre yönetlmekte olduğu ve yönetleceği iddia edilmekteyse…
***
Her kesimden insanımızın içinde yükselen umut ve beklent, haklı bir umut ve beklentydi. Bu umudu sağdan ya da soldan küçümsemeye kalkmak, en azından toplumdan habersizliktr. Sağ kendince gerekeni yapıyor. Sola söyleyeceğim ise bu kafayla ileriye doğru bir milim yol alınamayacağıdır.
Umut ve beklentler haklıydı, fakat yenilgi de bir olasılıkt kuşkusuz. Kendi payıma ben, yenilgiden daha çok, sanıyorum milyonlarca seçmen gibi, desteklediğim adaydan ve partsinden seçim gününde ve gecesinde beklediğim daha tutarlı, daha aydınlatcı, daha enerjik tutumu ve tavrı göremeyişle hayal kırıklığı yaşadım. Ardından da alışılageldik part içi çekişme sahneleriyle karşılaştk. Böyle bir aceleciliğin ne söz konusu partye, ne yönetmi değiştrme çabasındakilere, ne de ülkemize iyilik getreceği kanısındayım.
***
İyi part başkanından da doyurucu, inandırıcı bir ses çıkmadı… Buna karşılık partsinden AKP’ye katlımlar olabileceği yönünde
işaretler geliyor. Baskılar karşısında kararlı duruşuna ve lideri olduğu hareketn bir merkez part gereksinimini karşılama potansiyeline verdiğim, bana
nice hakaretlere yol açan ve şimdi belki yine açabilecek olan desteğimi henüz çekmiyorum… Fakat bunu da ikinci bir hayal kırıklığı olarak not ediyorum.
***
Ülkemiz, insanlarımızın birbirini ciddi olarak dinleyip anlamagereğini duymadığı bireysel ve kabilesel bir çıkar ve sövgü sarmalında…
Bu konuda ben payına düşenleri fazlasıyla alanlardanım. Yukarıda sözünü etğim hakaret ve eleştriler, sol olarak tanımlanabilecek çevrelerle AKP yandaşlarından gelenlerdi… Seçim gecesi erken bir zafer ilanına ilişkin söylediğim birkaç söz ise bu kez solun yeminli düşmanlarının, kimileri olasıdır ki kiralık ağızların ağır hakaret ve saldırılarına yol açt.
***
Bunların yanı sıra bir de HDP konusu var.
Üç yıl önceki bir yazımda HDP’ye niye oy vereyim diye sormuş ve bu part yandaşlarının genellikle eleştri sınırlarını aşan hoşnutsuzluğuyla karşılaşmıştm.
Bu seçim ise sonuçları bakımından tamamen farklıydı. HDP barajı mutlaka aşmalıydı ve bunu yazılarımda birkaç kez açıkça belirtm. Buna karşın üç yıl önceki yazım şimdi yazılmış gibi sosyal medyada paylaşıldı.
Açıkçası bütün bunlardan yoruldum ve sıkıldım. Köşe yazarlığı da bunun içinde.
Başka çalışmalarımda da yoğunlaşabilmek için, okurlarımdan uzun bir süre, şimdilik bütün bir yaz için izin istyorum…
Ataol Behramoğlu / Cumartesi / 06. 07. 2018
"Ataol Behramoğlu Cumhuriyet''i neden bıraktı?" haberi, 06 Temmuz 2018 tarihinde yazılmıştır. 06 Temmuz 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.