Askeri hastanelerin kapatılmasının altından yine o emekli asker çıktı?

NATO ülkeleri arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülke olan Türkiye’de, bu durumun ciddi bir güvenlik zaafiyeti oluşturup oluşturmadığı yeniden tartışma konusu oldu. CHP lideri Özgür Özel askeri hastanelerin yeniden açılacağını vurgularken, MHP’nin de aynı yönde çıkış yapmasıyla gözler bu kritik kararın geçmişine çevrildi. Peki askeri hastanelerin kapatılmasının arkasındaki o eski asker kimdi
NATO ülkeleri arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülke olan Türkiye olması tartışma konusu durumunda. Türkiye’de “yenilik” adı altında yapılan kimi düzenlemelerin yol açtığı tahribatlar sık sık tartışılıyor. Ancak asıl mesele çoğu zaman gözden kaçıyor:
Bu yenilikleri kim getirdi, hangi saikle getirdi ve sonuçları ne oldu?
Çünkü “yeni” diye sunulan her uygulama ilerleme anlamına gelmiyor. Bazıları, geriye dönüp bakıldığında büyük bir kurumsal yıkımın kilometre taşı olarak karşımıza çıkıyor.
Bugün Türkiye’nin —hatta dünyanın— ana gündemlerinden biri silahlı kuvvetler.
Avrupa, NATO’ya ve ABD’ye güvenip ordusunu ihmal etmenin bedelini ödüyor. Almanya başta olmak üzere birçok ülke yeniden ordusunu güçlendirme yoluna gidiyor.
Rusya Ukrayna’yı vuruyor, ABD Venezuela’ya askeri operasyon yapıyor.
Hatta Yunanistan’da birkaç densizin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafını yapay zekâyla Maduro’nun yerine koyması bile Türkiye’yi günlerce ayağa kaldırmaya yetti.
Bu tabloda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dünya çapındaki itibarlı konumunu koruması hayati bir mesele.
Peki bugün TSK ile ilgili en kritik başlıklardan biri ne?
Askeri hastaneler.
GATA NEDEN KAPATILDI?
Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA), yalnızca bir hastane değildi.
Dünyaca saygın profesörler yetiştirmiş, harp koşullarına özel tıbbi bilgi üreten, askeri sağlık sisteminin omurgası olan bir kurumdu.
Bugün yok.
Emekli komutanların neredeyse tamamı, askeri hastanelerin kapatılmasını harp kabiliyetini zayıflatan stratejik bir hata olarak görüyor.
Siyasette de tablo farklı değil:
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, iktidara geldiklerinde askeri hastaneleri yeniden açacaklarını söylüyor.
İYİ Parti bu konuyu sürekli gündemde tutuyor.
Zafer Partisi aynı çizgide.
Son olarak MHP de açık biçimde “askeri hastaneler açılmalı” dedi.
Devlet Bahçeli’nin katılımıyla yapılan MHP lansmanında, AKP döneminde kapatılan askeri hastaneler açıkça eleştirildi.
Bugün gelinen noktada şunu net biçimde söylemek mümkün:
AKParti ve DEM Parti dışında, siyasi yelpazenin neredeyse tamamı askeri hastanelerin kapatılmasına karşı.
Peki bu kararın arkasında kim vardı?
GATA’NIN KAPATILMASINI KİM İSTEDİ?
15 Temmuz darbe girişiminin ardından TSK’da köklü bir yeniden yapılanma süreci başlatıldı.
Bu sürecin fikir babalarından biri, SADAT’ın kurucusu emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi idi.
Tanrıverdi, 15 Temmuz sonrası hayata geçirilen değişikliklerin neredeyse tamamının, daha önce kendileri tarafından önerildiğini bizzat şöyle anlatmıştı:
“Sunduğumuz Anayasa teklifimizde Silahlı Kuvvetler’in yeniden yapılandırılmasıyla ilgili tespitlerimizin aşağı yukarı tamamı 15 Temmuz’dan sonra hayata geçirildi.
Harp okulları Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı, jandarma İçişleri’ne bağlandı, YAŞ’ın yapısı değişti, askeri yargı kaldırıldı, başkanlık sistemi geldi. Bunların tamamını biz önermiştik.”
GATA’nın kapatılması meselesi de bu çerçevede ele alındı.
2013 Yüksek Askeri Şura toplantısında GATA’nın kaldırılması ve sivil bir eğitim-araştırma hastanesine dönüştürülmesi gündeme geldi.
Bu sürecin ardından Tanrıverdi şu değerlendirmeyi yaptı:
“GATA zaten bir tıp fakültesi. Doktorluk doktorluktur. Askeri gereksinimler diğer tıp fakültelerinden de karşılanabilir.”
Bugün gelinen noktada, sahadaki gerçeklik bu yaklaşımın ne kadar sorunlu olduğunu açık biçimde gösteriyor.
Askeri hastaneler yalnızca “doktor yetiştiren” kurumlar değildi.
Savaş cerrahisi, harp psikiyatrisi, askeri travma yönetimi gibi alanlar sivil sistemle ikame edilemez.
Türkiye bugün, geçmişte “yenilik” diye sunulan kararların bedelini tartışıyor.
Ve artık soru çok net:
Bu kararlar gerçekten zorunlu muydu, yoksa ideolojik bir yeniden dizaynın ürünü müydü?
Bu soruya dürüstçe cevap verilmeden, askeri hastaneler meselesi de kapanmaz.
"Askeri hastanelerin kapatılmasının altından yine o emekli asker çıktı?" haberi, 13 Ocak 2026 tarihinde yazılmıştır. 13 Ocak 2026 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.