Almanya'nın 'Kısmi Ambargo' Kararına Rağmen İsrail'le Silah Ticareti Devam Ediyor

Almanya'nın 'Kısmi Ambargo' Kararına Rağmen İsrail'le Silah Ticareti Devam Ediyor

İsrail’e kısmi silah ambargosu koyan Almanya, silah satmıyor fakat İsrail'den silah satın alıyor. Sadece silah değil, farklı sektörlerde yaptığı yatırımlarla da insan hakları ihlalleri ve soykırım ikazlarına rağmen Gazze’deki savaşı finanse ediyor

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 8 Ağustos'ta İsrail'e yönelik kısmi silah ambargosu kararı aldığını duyurdu. Bu kararın gerekçesi olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze Şehri'ni işgal planları gösterildi. Ancak Merz, muhalefet lideriyken tam tersine İsrail'e daha fazla silah sözü vermişti. Merz'in, selefi Olaf Scholz döneminde sanki bir ihracat yasağı varmış gibi bir izlenim yaratan sözleri, eleştirilere neden oldu; zira gerçekte böyle bir "ambargo" hiç olmamıştı.

SILAH İHRACATINDA BÜYÜK ARTIŞ VE İÇ TARTIŞMALAR

Alman die Tageszeitung Taz gazetesine göre, Merz'den önceki Scholz hükümeti döneminde Gazze savaşı için yapılan silah ihracatlarının hukuka uygunluğu konusunda ciddi şüpheler bulunuyordu. Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırısının ardından Almanya, İsrail'e büyük miktarda silah ihracatına onay verdi. 2022'de 33 milyon euro olan ihracat, 7 Ekim'den Mayıs 2025'in ortasına kadar 485 milyon euroya yükseldi. Almanya, bu hacimle ABD'den sonra İsrail'in en büyük ikinci silah tedarikçisi konumuna geldi.

Taz gazetesinin edindiği bilgilere göre, bazı ihracat kararları hükümet içinde sert tartışmalara yol açtı. Hatta Ekonomi Bakanlığı'nda silah ihracatından sorumlu Devlet Sekreteri Sven Giegold, yeni ihracatlara yazılı olarak itiraz etti ancak bu itirazı dikkate alınmadı ve Kasım 2024'te görevinden istifa ederek Yeşiller'in eş başkan yardımcısı oldu.

ŞEFFAFLIK VE YASAL SORUNLAR

Almanya'da silah ihracatı kararları Federal Güvenlik Konseyi tarafından gizlilik içinde alınıyor. Ancak konseye üye bakanların, hangi ülkeye hangi silahın gönderildiğini parlamentoya bildirmesi gerekiyor. Scholz döneminde bu bilgilendirmelerin seyrek yapıldığı, özellikle Ukrayna ve İsrail'le ilgili olanların ise parlamentoya hiç iletilmediği belirtiliyor. Bu durum, SPD ve Sol Parti milletvekillerince "demokrasiye aykırı" olarak eleştirildi. Hukukçular da bu tutumun parlamentoyu devre dışı bırakmak anlamına geldiğini savundu.

Almanya'nın bu tutumu uluslararası alanda da tepki çekti. Nikaragua, Almanya'yı Gazze'deki insan hakları ihlallerine yardım etmekle suçlayarak 2024'te Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) başvurdu. Almanya, o dönemde ihracatın düşük tutulduğunu savunsa da, 2024 sonbaharından itibaren ihracat hacminin hızla artması, davanın ilerleyen safhalarında Almanya için sorun yaratabilir.

SILAH ALIM VE SATIMINDA YOĞUN İŞBIRLIĞI

Almanya, İsrail'e sadece silah satmakla kalmıyor, aynı zamanda İsrail'den de büyük miktarda silah satın alıyor. Almanya, ABD'den sonra İsrail'in en büyük silah alıcısı konumunda. Avrupa, 2024'te İsrail'in askeri ihracatında en büyük pazar haline geldi. UAD'nin Ocak 2024'te Gazze'de soykırım riski bulunduğuna hükmetmesine rağmen, Almanya ve diğer ülkeler silah sevkiyatlarına devam etti.

Mayıs 2025'te Alman Hava Kuvvetleri, Israel Aerospace Industries'den Arrow-3 füze savunma sisteminin bir kısmını teslim aldı. Bu sistemin siparişi 2023 sonunda 3,6 milyar euro olarak verilmişti. Ekim 2024'te ise Alman Leopard-2 tanklarının İsrail şirketi Rafael teknolojisiyle donatılması kararlaştırıldı.

ŞIRKETLERIN ROLÜ VE İNSAN HAKLARI İHLALLERI

Bazı Alman şirketlerinin ambargoyu kolayca delebildiği belirtiliyor. İsrail'in en büyük özel savunma şirketi Elbit Systems, Airbus'ın Alman Hava Kuvvetleri adına 260 milyon dolarlık füze siparişi verdiğini açıkladı. Bir başka Alman şirketi olan Renk, üretimi başka ülkelere kaydırarak ihracat ambargosunu deleceklerini duyurdu.

Birleşmiş Milletler'in (BM) Temmuz 2025'te yayımladığı bir raporda, aralarında üç Alman şirketinin de bulunduğu toplam 48 şirketin Gazze'deki savaşı finanse ettiği veya kolaylaştırdığı belirtildi. Raporda, Münih merkezli Allianz'ın sigorta poliçeleriyle insan hakları ihlallerini teşvik ettiği öne sürüldü. Allianz bu iddiaları reddetti.

BM raporunda eleştirilen diğer şirketler arasında Microsoft, Palantir, Booking.com ve Airbnb de bulunuyor. UAD'nin Temmuz 2024'te devletlerin İsrail'in uluslararası hukuka aykırı işgalini destekleyemeyeceğine hükmetmesine rağmen, bu şirketlerin Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerde faaliyet göstermeye devam ettiği belirtiliyor.

Almanya'nın İsrail'le olan bu yoğun silah ticareti ve finansal ilişkileri, hem iç siyasette hem de uluslararası alanda büyük tartışmalara yol açıyor. Resmi şeffaflık eksikliği ve parlamentonun devre dışı bırakılması, Almanya'nın insan hakları sorumluluklarıyla çeliştiği gerekçesiyle eleştiriliyor.

"Almanya'nın 'Kısmi Ambargo' Kararına Rağmen İsrail'le Silah Ticareti Devam Ediyor" haberi, 20 Eylül 2025 tarihinde yazılmıştır. 20 Eylül 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.