Ali İsmail Korkmaz''ın 5. ölüm yıldönümü: Düşlerinde özgür dünya

Ali İsmail Korkmaz''ın 5. ölüm yıldönümü: Düşlerinde özgür dünya

Gezi Direnişi sırasından polisler ve eli sopalı faşistler tarafından dövüldükten sonra yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz''ın 5. ölüm yıldönümü.

Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de 2 Temmuz 2013’te polisler ve eli sopalı faşistler tarafından dövüldükten sonra beyin kanaması geçiren ve 38 günlük yaşam mücadelesinin ardından 10 Temmuz’da yaşamını yitiren 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz, bugün 5. ölüm yıldönümünde anılacak.

Üniversite öğrencisi olan 19 yaşındaki Korkmaz, Eskişehir’de Gezi Parkı protestoları sırasında 2 Haziran gecesi polisler ve eli sopalı faşistler tarafından dövüldü. Arkadaşları tarafından Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne götürülen Korkmaz’a bakan doktor Hasan Gülcü, beyin cerrahisi servisine yerine, ortopedi servise yönlendirdiği için Ali İsmail’in beyin kanaması geçirdiği tespit edilmedi. Gülcü, Ali İsmail’i kas gevşetici yazarak evine gönderdi. 38 gün yaşam mücadelesi veren Ali İsmail 10 Temmuz’da yaşamını yitirdi. Doktor Gülcü için uzun süre soruşturma izni bile verilmedi.

'TOPLUM İÇİN GENÇLİK'

1994 yılında Hatay’da doğan Ali İsmail, lise yıllarında “Toplum İçin Gençlik' adını verdiği bir proje oluşturdu. Bu proje vasıtasıyla arkadaşları ile birlikte birçok etkinlik düzenleyen Ali İsmail, “Toplum için çalışan gençleri bir yere vardırmak' istediğini ve bu proje ile sınırlı kalınmaması gerektiğini günlüğüne yazmıştı.
Ali İsmail Korkmaz, Gezi direnişinin yükseldiği ve tüm ülkeye yayılmaya başladığı dönemde ise günlüğüne şunları yazmıştı:
“Ne bir fikrin başkanlığının; ne bir düzenin; ne devletin; ne de bir dayatma, zorbalık ve mecbur kalmanın destekçisiyim. Anlattıklarım, bu görüşümün kaynağıdır. Çünkü bu tür devlet düzenlerinin bulunduğu yerlerde sadece acı vardır. Gençler öne sürülür. Küçük ya da büyük savaşlar olur. Savaşın sonu gözyaşıdır, acıdır, kandır, ölümdür. Çekilen acılar hep fedakarlık olarak tanımlanır. Ama bu fedakarlıkların sonu yoktur. Tüm bu sebeplerden, her türlü düzene karşıyım. İnsan hürdür, dizginlenmemelidir.'

'...YAKLAŞIK 15 DAKİKA VURMAYA DEVAM ETTİLER...'
Eskişehir’deki Gezi Parkı protestolarının ilk günlerindeki polis saldırısında, aralarında Gürcistan uyruklu bir öğrencinin de bulunduğu çok sayıda kişi ağır yaralandı. Gürcistan uyruklu Akaki Avaliani’nin kafatasının çatlamasına yol açan jop darbesi, beyin kanaması geçirmesine neden oldu. Geçirdiği ameliyatların ardından Avaliani sağ kolunu kullanamaz duruma geldi. Eskişehir’deki yoğun polis şiddetinden Avaliani gibi birçok genç etkilendi.

Akaki Avaliani

Gazeteci İsmail Saymaz, “Ali İsmail: Emri Kim Verdi' kitabında yaşanan polis saldırısını şu sözlerle özetliyor:
“Kamera kayıtlarına göre, kaçamayan ve duvar diplerinde biriken gençler, polis tarafından dakikalarca cop, tekme ve yumruklarla dövüldü. Beş dakika süren dayak sırasında ayağı kırılan bir genç baygınlık geçirdi. Polisin işkencesi sonrası yüzleri duvara dönük bir şekilde bekletilen gençler, bir saat sonra sokağa getirilen polis aracına bindirilerek gözaltına alındı. Polis tarafından dövülen eylemciler arasında avukatlar da vardı.'
Polisin işkencesine maruz kalan gençler ifadelerinde, yaşananları şöyle anlatıyordu:
“Yere düşünce cop ve tekmelerle vurmaya başladılar. Yüzümü korumak için kapaklandım ve yere yattım. Çelme takıp beni yere düşüren polis, vurmaya devam etti. Sürekli vuruyorlardı. Yaklaşık 15 dakika vurmaya devam ettiler. Ben hayatımdan endişe etmeye başladım ve açık bir dükkâna girdim. Polisler bize 'Orospular bu saatte ne bok yemeye dışarıdasınız?’ diye bağırıyorlardı.'
Görgü tanıklarının aktarımına göre polisin bir aracın üzerine fırlattığı genç, ifadesinde polis şiddetini şöyle anlatıyordu:
“Ardından tekrar copla vurup sprey sıktılar. Her seferinde farklı bir polis ekibi gelerek beni darp etti. Hatta polislerden biri koşarak bana tekme attı. Yere düştüm. Yerde bana vurmaya devam ettiler. Yerde sürüklediler. Beni tutan otel görevlisine 'Göremiyorum beni taksiye bindirin’ dedim.'

Polis şiddetine maruz kalan eylemciler, polisin gözaltı araçlarında işkenceye devam ettiğini ve araçların kan gölüne döndüğünü aktarıyorlardı.


'POLİS NEDEN DÖVSÜN PROVOKASYONA GELMEYİN'

Ali İsmail Korkmaz, Eskişehir’de protestoların başladığı ilk günden beri Espark’taki eylemlere katılıyordu. Ali İsmail’in “Polis, eylemcileri dövüyormuş, işkence ediyormuş' sözlerine ağabeyi Gürkan Korkmaz, “Polis neden dövsün, provokasyona gelmeyin' cevabını veriyordu. Bu sözlerin söylendiği günün akşamında, Ali İsmail ve ev arkadaşı Gezi Parkı protestolarına katılmak üzere Yunus Emre Caddesi’ne gitti. Polisin biber gazı, tazyikli su ve joplarla eylemcilere saldırdığı sırada, Ali İsmail ile ev arkadaşı birbirlerini kaybetti. Bir süre sonra Ali İsmail ile karşılaşan ev arkadaşı, Ali İsmail’in “Polis copladı ve tekmeledi, kafama darbe yedim' dediğini ve birlikte hastaneye gittiklerini aktarıyor. Bu sırada Ali İsmail “kafasına cop yediğini, dişinin kırıldığını ve omzunun çıktığını' ifade ediyordu.

38 GÜNLÜK YAŞAM MÜCADELESİ

Ali İsmail ilk gittikleri hastaneden başka bir hastaneye sevk edildi. Buradaki doktor, Ali İsmail’in kalp ameliyatı olduğunu ve kan sulandırıcı ilaç kullandığını belirtmesine rağmen, Ali İsmail’in ağrılarını azaltabilmek için kas gevşetici iğne yaptı ve “Bir şeyi yok, bir iki güne geçer' diyerek Ali İsmail’i başka bir servise sevk etti.

İfade vermek üzere Polis Merkezi’ne giden Ali İsmail bu anlarda konuşamamaya başlıyordu. Ali İsmail, öldüresiye dövüldüğü anları Polis Merkezi’nde alınan son ifadesinde şöyle anlatıyordu:

“Eski gar arkasından evime gittiğim sırada 5-6 kişilik bir grup önüme geçerek, ellerindeki sopalarla saldırdı. Kafama, sırtıma, omzuma ve bacaklarıma vurdular. Yere düştüm. Saldıran grup yere düşünce bırakıp kaçtı, tam hatırlayamıyorum. Can havliyle kaçıp evime gitmeye çalışırken ev arkadaşımla karşılaştım. Hastaneye gittik. Beyin tomografisi çekilemediği için Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne yönlendirdiler. Kolumu bandaja aldılar, tomografi çektiler. Dün konuşma zorluğu yaşamıyordum. Ama bugün hatırlama zorluğu çekiyorum. Bir dişim sallanıyor. Başım ağrıyor. Bana kimlerin neden vurduğunu bilmiyorum. Sivil kıyafetliydiler. Şikayetçiyim.'

İfadesinin ardından yeniden hastaneye götürülen Ali İsmail’in beyin kanaması geçirdiği fark edildi. Ameliyata alınan Ali İsmail, 38 günlük yaşam mücadelesinin ardından 10 Temmuz’da yaşamını yitirdi. Ali İsmail’in ölümünün ardından otopsi raporunda, kafasına aldığı darbeler sonucu oluşan beyin kanaması nedeniyle yaşamını yitirdiği ifade ediliyordu.

 'BU SOKAĞIN CUMHURBAŞKANI, BAŞKANI BENİM'

Ali İsmail’in dövüldüğü sırada olayı gören ve daha sonra tanıklık da yapan bir kişi, sosyal medyadan şunları yazmıştı:

“…
Eylemciler kaçıştıktan sonra maalesef bir kişi bulunduğum sokağa geldi ve bir kişiye, sadece ve sadece bir kişiye polis öldüresiye saldırdı. Dahası fırının önünde bekleyen birkaç kişi fırından aldıkları odunlarla o eylemcinin sırtına, beline, bacaklarına tüm gücüyle vurmaya başladı. Dondum, donakaldım. Ardından elinde odun olan kişi, o eylemci arkadaşın karnına tekmelerini savurmaya başladı. Eylemci arkadaş, atik bir davranışla koşarak o alandan uzaklaştı. Bir 15 dakika hiçbir olay yaşanmadı.

Sonrasında polisin saldırısı şiddetlendi. Eylemciler yine ara sokaklara kaçışmaya başladı. Bu sefer o sokağa iki kişi girdi. O sokağa giren iki kişiyi polis ve elinde odun ile bekleyen kişiler ani bir hareketle kıstırdı. Arkadaki kişi, pusuya yatan polisler tarafından hunharca dövüldü. Öndeki eylemci ise, o fırının esnafı tarafından ve elinde odunla bekleyen kişiler (tam 5 kişi) tarafından yere düşürüldü. O çocuk tam önüme düştü. Tam önümde kafasına, beline, sırtına sayısız darbe aldı. Sonra kafasını kaldırıma çarptı ve mecburiyetten bayılma numarası yaptı. Birkaç dakika sonra ise yerinden hafifçe doğruldu, sırtını gördüm mosmordu.

Çocuğu dövenler ona hakaret etti ve çocuk yerinden kalkarak koşmaya başladı. Eylemci, sokağın ucundaki polisler tarafından da darp edildi. En beteri ise polislerin ve esnafın, kaçanların ardından bakıp iğrenç kahkahalar atmalarıydı.

Polis adeta öldürmek için vuruyor, önlem almak için değil. Bu arada, fırın çalışanlarından birinin 'Kurban olun siz bu hükümete orospu çocukları’ demesi de cabası. Yunus Emre Caddesi’ndekiler dikkatli olun. Ara sokaklara tek başınıza girmeyin.'

Başka bir tanık, “Yapmayın, vurmayın, öldüm' şeklinde bağrışlar işittiğini ancak o sırada kimseyi görmediğini, daha sonra elinde meşe odunu bulunan sivilleri ve 3 tane polisi gördüğünü ifade ediyordu. Diğer görgü tanıklarının aktarımına göre; elinde sopa bulunan kişi, “Bu sokağın cumhurbaşkanı, başbakanı benim' diye bağırıyordu.

'YERİN ALTI DA VAR UNUTMAYIN'

Ali İsmail’in dövüldüğü ana ait görüntüler polise verildi ancak Ali İsmail’in bulunduğu bölümler görüntülerden çıkarıldı. Eskişehir Valisi, Ali İsmail’i arkadaşlarının dövmüş olabileceğini, polisin böyle bir şey yapmayacağını ifade etti. Daha sonra Ali İsmail’in avukatlarını “terörist' ilan eden Eskişehir Valisi, gazetecileri “Yerin altı da var unutmayın' diyerek tehdit etti. AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın “İyi, hoş bir arkadaş' dediği Eskişehir valisi, “Ali İsmail’i bahane eden THKP/C Devrimci Yol – Devrimci Gençlik örgütünün çatışma ortamı yaratacağını' savunarak Ali İsmail’in ölümü sonrası açılan davanın nakline onay verdi. Savcılık ve valilik onayı ile Ali İsmail Korkmaz Davası, Kayseri’ye nakledildi.

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamanın ardından polis memurları Mevlüt Saldoğan’a 10 yıl 10 ay, Yalçın Akbulut’a 10 yıl, fırıncı İsmail ve Ramazan Koyuncu ile Muhammet Vatansever’e 6’şar yıl 8’er ay, Ebubekir Harlar’a 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi, polis memurları, Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin ise beraat etti. Yargıtay, Ebubekir Harlar’a verilen hapis cezasını az bulurken beraat eden polis memuru Hüseyin Engin’in ise cezalandırılmasını istedi. Diğer sanıklar yönünden ise karar onandı. Yeniden yapılan yargılamada Engin’e 7 ay 15 gün, Harlar’a ise 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Ali İsmail’in hayallerini, “düşlerindeki özgür dünyayı” yaşatmak için ailesi tarafından Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) kuruldu. 114 öğrenciye burs sağlayan vakıfta gençler için eğitim, kültür, sanat etkinlikleri düzenlendi, Gambiya’da su kuyusu açıldı, çocuk şenliği yapıldı, doğanın korunması için projelere yürütüldü.

ANMA PROGRAMI

Ali İsmail için 10 Temmuz salı günü Hatay Ekinciler Mezarlığı’ndaki mezarı başında saat 18.00’de anma töreni yapılacak. Saat 20.00’de Sümerler Amfi Tiyatro’da anma gecesi düzenlenecek. Gecede, ALİKEV Müzik Topluluğu, Ozbi ve Gülce Duru sahne alacak. Ali İsmail Korkmaz Vakfı’ndan (ALİKEV) yapılan açıklamada, “2013 yılında henüz 19 yaşındayken hayattan koparılan Ali İsmail’i ölümünün 5. yıl dönümünde sevgiyle anacağız. 10 Temmuz 2018 Salı günü Hatay’da gerçekleşecek Ali İsmail Korkmaz Anma Gecesi ile Ali İsmail’in ‘Düşlerindeki özgür dünya’ için yine bir arada olacağız. Ali’nin düşleri ve umutlarıyla umuda kucak açanları 10 Temmuz’daki anma gecesine bekliyoruz” denildi.

"Ali İsmail Korkmaz''ın 5. ölüm yıldönümü: Düşlerinde özgür dünya" haberi, 10 Temmuz 2018 tarihinde yazılmıştır. 10 Temmuz 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.