Akın Öztürk: Hulusi Akar’ın talimatıyla hareket ettim

Akın Öztürk: Hulusi Akar’ın talimatıyla hareket ettim

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin komuta merkezi olduğu öne sürülen Akıncı Üssü ile ilgili davada, eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk’ün yarım kalan çapraz sorgusuna devam edildi. Akın Öztürk, darbe girişiminde yer...

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin komuta merkezi olduğu öne sürülen Akıncı Üssü ile ilgili davada, eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk’ün yarım kalan çapraz sorgusuna devam edildi. Akın Öztürk, darbe girişiminde yer aldığı iddialarını reddederek, “Birinci önceliğim Genelkurmay Başkanı’nın yanına gidip, emrini almak ve gereğini yapmaktı'' dedi. Darbe Girişimi gecesi hakkında da konuşan Öztürk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar hakkında da, “Verdiği emirlerin hepsine baş üstüne dendi'' ifadelerini kullandı.

DİŞ TEDAVİSİNİ ''TELEVİZYONA ÇOK SIK ÇIKARIM’ DİYEREK HIZLANDIRDIĞI İDDİASI
Bir başka avukat, diş tedavisini "Önümüzdeki ay çok sık televizyona çıkabilirim." dıyerek hızlandırdığı yönünde bir ifade olduğunu hatırlatınca Öztürk, "Bana tanık, yer söyleyin. Hangi dış tabibi? Haberim yok. Ben hava kuvvetlerı revirindeki dişciye gittim, böyle bir beyanda bulunmadım." dedi.

''KAR, BENİM KENDİSİNE YARDIM ETTİĞİMİ BAŞBAKAN'A SÖYLEDİ’
Sanık avukatlarından Şemsettin Altan, şu anda Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı olan Nihat Kökmen'in, 16 Temmuz'da Akın Öztürk'ün Akıncı'dan ayrılma teşebbüslerine dair ifadesini okuyarak, "Eğer bu ifade doğruysa geceden sabaha kadar tek görgü şahidiniz olan Hulusi Akar, 'Akın'ın işini çözün' derken kamuoyu ve basın sizi nasıl bir numara ilan etti? Akar da mı sizin hakkınızda yanıldı?" sorusunu yöneltti?

Akın Öztürk, o gün Akar'la birlikte Çankaya Köşkü’ne giden Mehmet Dişli'nin, kendisi için 5-10 defa Eskişehir harekat merkezini aradığını, en son Akar'ın Başbakan ile konuşup, Nihat Kökmen'i aradığını söylediğini belirterek, "Ben de zaten Akar'ın, Başbakan ve toplantıdakilere, 'siz ne diyorsunuz, gidin ya' diyerek, benim kendisine yardım etmeye çalıştığımı anlattığını duydum. Tanığı Dişli generaldir, sorun" dedi. Avukat Altan 400 gün geçtiği halde Akar'ın kendisine niye sahip çıkmadığını sorması üzerine de Öztürk, zaman geçince bazı şeylerin değiştiğini, hava kuvvetleri komutanın da sonradan değişik şeyler söylediğini kaydetti.

''KIŞLALARDAN ÇIKILMAYACAK EMRİ VERİLSE DARBE TEŞEBBÜSÜ GERÇEKLEŞMEZDİ’
Akın Öztürk'e, "Madem Hulusi Akar kabul etmedi, darbeciler neden mesela Kara Kuvvetleri Komutanını başlarına geçmeye zorlamadı?" sorusu yöneltildi. Böyle bir konuyu hiç düşünmediğini belirten Öztürk, Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın, "Komuta kademesi kışlalardan çıkılmayacak emri verse bu teşebbüs gerçekleşemezdi" şeklindeki ifadesine katıldığını söyledi.

''AKAR'IN VERDİĞİ EMİRLERİN HEPSİNE BAŞ ÜSTÜNE DENİLDİ’
Avukat Özay Arıkan'ın, o gece Hulusi Akar'ın konumu, telefonla görüşme imkanı olup olmadığı ve 141-143'üncü filolara gidip gitmediğini sordu. Öztürk şunları anlattı: "Ben yanına girene kadar neler olduğunu bilmiyorum. Sonrasında kesinlikle ona karşı bir saygısız tavır zinhar görmedim. Verdiği emirlerin hepsine baş üstüne dendi. Bir komutana nasıl davranılırsa öyle ve aynen önceki gibi davranıldı. İstediği zaman telefonla görüşme imkânı vardı. Filolara gitmedi."

''ABİDİN ÜNAL DA ELLERİ CEBİNDE KORİDORLARDA RAHATLIKLA DOLAŞIYORDU’
Avukat Arıkan, Akıncı'da rahatlıkla dolaştığı için suçlandığını hatırlatarak, "O gece saat 2.30-03.00 sularında elleri cebinde koridorlarda rahatlıkla dolaşan biri daha var, Abidin Ünal. O dışarıdayken sizin burada olmanız çelişki değil mi?" diye sordu. Öztürk, "Çelişki. Aramızda bir fark yok. Kaldı ki, ben ellerim cebimde rahatlıkla dolaşmadım. Çok endişeliydim. O yüzden bana yapılan bu ithamlar yanlış." karşılığını verdi.

''AKAR BELKİ KORKMUŞTUR, BUNLAR BİR ŞEY YAPAR DİYE’
Akın Öztürk, diğer sanık avukatlarının, "Abidin Ünal dolaşıyor, Hulusi Akar niye odasından çıkıp bir şeyler yapmadı?" sorusunu cevaplandırırken, "Belki korkmuştur, bunlar bir şey yapar diye." ifadelerini kullandı. Avukat Ayten İzmirli'nin, "Üst astın yaptığı veya yapmadığı her şeyden sorumlu olduğuna göre Hulusi Akar niye sorumluluğu almadı? Siz olsanız mağdurum da mağdurum diye mi dolaşırdınız, istifa mı ederdiniz?" sorularına mağdur müşteki avukatları tepki gösterirken, Akın Öztürk cevap vermek istemedi.

''GENERAL DİŞLİ DAHA İYİ BİLİR’
Akın Öztürk, bir başka soru üzerine Hulusi Akar'da kelepçe izi olup olmadığını bilmediğini, boynundaki çiziği gösterirken de "Ben karşı koyunca oldu." dediğini söyledi. Bir avukatın, "Hulusi Akar, Uğur Kapan gibi herkesi bombalayan birisinin helikopterine nasıl bindi? Hiç mi endişelenmedi, yoksa kendisine bir şey yapmayacağından mı emindi?" sorusuna Öztürk, "Hiçbir bilgim yok. Sanki general Dişli daha iyi bilir." karşılığını verdi.

''YAŞ ÜYESİ OLMA KARARIMI CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN VERDİ’
Avukat Serdar Öztürk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan, Yüksek Askeri Şura üyeliğine getirilmenin görülmemiş bir uygulama olduğunu vurgulayarak, Yüksek Askeri Şura üyeliğine kimin karar verdiğini sordu. Öztürk, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın, "Abidin Ünal'ı Hava Kuvvetleri Komutanı yapmaya karar verdik." diyerek, kendisinin Yüksek Askeri Şura üyesi yapılması talimatı vermeleri üzerine bunun gerçekleştiğini söyledi.

''BİRİNCİ ÖNCELİĞİM GENELKURMAY BAŞKANININ YANINA GİDİP EMİR ALMAKTI’
Bir sanık avukatı, Atatürkçülük üzerinden savunma yaptığını, ancak Albay Sait Ertürk, Davud Ala, Ömer Halisdemir'in de Atatürkçü olduğunu ve bir hamleleriyle darbenin seyrini değiştirdiklerini hatırlatarak, "Siz niye bir müdahalede bulunmadınız? Açıkça darbecileri çekip vurmayı düşündünüz mü?" diye sordu. "Hayır" diye yanıt veren Öztürk, "Siz benim can korkusu çekmediğimi nasıl söylersiniz? Kim darbeci, kim değil belli değil. Birinci önceliğim Genelkurmay Başkanı’nın yanına gidip, emrini almak ve gereğini yapmaktı." Diyerek devam etti.

"ÖLMÜŞ OLURDUM"

Bir sanık avukatı Abidin Ünal'ın Akıncı Üssü'ndeki geliş gidişi ile Yaşar Güler'in getiriliş görüntülerini izletip, "Hulusi Akar'ın getiriliş görüntüleri yok." dedikten sonra bu üç ismin suçtan mağduriyetleri konusunda ne düşündüğünü sordu. Öztürk "Genelkurmay başkanı seviyesinde bir kişiyi makamında alıp götürmek enternenin dik alasıdır. İster kucağında, ister tabanca. Keza Yaşar Güler öyle. Abidin Paşa’nın görüntülerini ilk kez böyle görüyorum. Onlar gibi olmadığı meydanda. Genelkurmay Başkanı ve Yaşar Güler'e hadi gidelim demek bile enternedir ve aymazlıktır." dedi. Avukat Dilek Aras'ın, "Çekip hepsini vursanız, yine de burada olur muydunuz?" sorusu üzerine de Öztürk, "Ölmüş olurdum." dedi.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Mahkeme başkanı Selfet Giray duruşmaya öğlen arası vermeden önce, Akın Öztürk'ten sonra "sivil imam" olduğu belirtilen Harun Biniş'in dinleneceğini söyleyince Biniş'ın avukatı Ayten İzmirli, "Hazır değiliz" dedi. Başkan Giray, "Ne zaman hazır olacaksınız? Savunma yapmazsanız susma hakkını kullanmış sayılırsınız" karşılığını verdi. Avukat İzmirli, susma hakkını kullanmayı düşünürlerse bunu söyleyeceklerini bildirdi. Başkan Giray, 12.45'te duruşmaya ara verdi.

BAŞBAKAN DAVAYA MÜDAHİLLİK TALEBİNDE BULUNDU

Duruşmanın saat 14.00'de başlayan öğleden sonraki bölümün başlangıcında mahkeme başkanı Selfet Giray, Başbakan Binali Yıldırım’ın davaya müdahillik talebine dair dilekçe geldiğini bildirdi.

Akın Öztürk'ün çapraz sorgusuna devam ediliyor.

“KAL DESE KALIRDI''

Akın Öztürk bir soru üzerine Mehmet Dişli'nin, Hulusi Akar'ın emir ve talimatları dışında bir şey yapmadığını, Akar'ın Akıncı Üssü’nden ayrılırken Dişli'ye, "Sen burada kal" demediğini anlatıp, "Kal dese kalır, helikoptere binemezdi" diye konuştu.

SANIKLAR SORUYOR

Akın Öztürk'e sanıklar soru sormaya başladı. Murat Koçyiğit, "Komutan siz olsanız ve düğündeyken olayı haber alsanız, düğüne mi devam ederdiniz, karargaha mı dönerdiniz?" diye sordu. Öztürk, "Karargaha dönerdim" cevabını verdi.

MÜŞTEKİLERDEN TEPKİ: "BETER OL"

Kubilay Selçuk, Öztürk’e soru sorarken ilginç diyaloglar yaşandı. Selçuk’un Öztürk’e “komutanım'' diyerek hitap etmesi üzerine, Öztürk, “komutanım yok'' dedi. Mağdur müşteki bölümünden tepkiler gelirken Mahkeme Başkanı Selfet Giray, “Burada herkes sanık.'' diyerek müdahale etti. Yüksek sesle konuşamayan Kubilay Selçuk’un Öztürk tarafından uyarılmasının ardından, Selçuk soğuk algınlığı olduğunu belirtti. Mağdur müştekiler, Selçuk’a “Beter ol'' diye bağırarak tepki gösterdi.

ÖZTÜRK'ÜN SAVUNMASI YAPILDI

Selçuk ve Koçyiğit’in yanısıra Hakan Evrim ve Ömer Faruk Harmancık da Öztürk'e kendilerini doğrulatacak sorular yöneltince Başkan Giray, "Sanık bilirkişi değil. Onu sanık olarak dinliyoruz, bilirkişi olarak değil. Söyledikleri bizi bağlamıyor, itibar teşkil etmiyor" dedi. Çapraz sorgunun tamamlanmasının ardından Öztürk'ün avukatı Hicabi Durmuş savunma yaptı.

HARUN BİNİŞ KRİZİ

Öztürk'ün savunmasından sonra sanık krizi yaşandı. Mahkeme Harun Biniş'i dinlemek istedi. Ancak Biniş ve avukatı ek klasörlere ulasamadıkları için hazır olmadıklarını söyleyince tartışma yaşandı. Savcı, Biniş'in daha sonra savunma yapma talebinin reddi yönünde görüş bildirdi. Mahkeme de makul sebep olmadığı ve makul süre talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle Biniş'in talebini oybirliği ile reddetti.

Mağdur müştekiler kararı alkışlayınca başkan Giray, "Burası duruşma salonu, tribün değil. Mahkeme düzenine uymak zorundasınız" uyarısında bulundu. Biniş'in avukatı, "Yapamazsınız, böyle bir usül yok" deyince başkan Giray, "Benim canım ne zaman isterse o zaman yaparım gibi bir usül yok. Öyleyse biz ne zaman istersek o zaman alacağız" karşılığını verdi. Krizden sonra Kubilay Selçuk'un savunmasına geçildi.

"TSK'NIN ÜZERİNE İKİNCİ FIRTINA GELİYORDU"

Savunmasına özgeçmişini anlatarak başlayan Kubilay Selçuk şöyle konuştu: "Balyoz, Ergenekon derken kumpasla tanıştık. Adil yargılanacaklar denirken, gayet akıllıca birkaç seçilmiş adam eliyle, ben içerdeyken onlar dışarıdaydı diye çarşaf çarşaf FETÖ'cü listeleri yayınlandı. TSK'nın üzerine ikinci bir fırtına geliyordu. Eğer tedbir alamazsak, TSK yeni bir darbe yer ve ülke bunu kaldıramaz dedik. Dikkate alınmadı."

"FETÖ'CÜ DEĞİLİM"

Mit müsteşarının 15 Temmuz'da Genelkurmay'a gitmesini, "kızışmış bir arı kovanına koruyucu elbise giymeden gitmeye" benzeten Selçuk, böyle bir ihbar geldikten sonra alınması gereken asgari standartları şöyle sıraladı: "Kuvvet komutanlarının aranıp, ihbarın bildirilmesi, riskin aktarılması. Kuvvet komutanları en seri vasıtayla kendi harekât merkezleri veya Genelkurmay'a gelmesi. Güvenilir birlik komutanların birliklerinin başına geçmesi talimatı verilmesi, güvenilmeyenlerin yerine yakın birlikten güvenilir ismin gönderilmesi. Cumhurbaşkanının aranıp, emirlerinin alınması, varsa destek talebinin karşılanması. Fahri kasırga dışında hiçbir sivilin derdest edilmemesine dikkat çekip, Yurtta Sulh Konseyi’ni "suni ve uydurma" olarak nitelendiren Selçuk, "Balyoz ve Ergenekon'da terfi alamamış olanlar kimi hedef gösterecekti? Hedefte biz olacaktık tabii ki. Ben FETÖ'cü değilim ve kabul etmiyorum" dedi.

"AKAR TANIK OLARAK DİNLENSİN"

Savunmasının devamında, “Yönetici olsam saatlerce Genelkurmay Başkanı’nın yanında kalmazdım. 143. Filoya gidişlerimin tek sebebi Genelkurmay Başkanı’nın temsilcisi olmamdır. Yönetici olsam, oradakilere en azından ''hoşgeldiniz’ der, motivasyon amaçlı konuşma yapar, başarılar dilerdim'' diyerek, Akar’ın tanık olarak dinlenmesini talep etti.

"Akın Öztürk: Hulusi Akar’ın talimatıyla hareket ettim" haberi, 07 Ağustos 2017 tarihinde yazılmıştır. 07 Ağustos 2017 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.