Akbelen’den sonra Balya: Limak’ın maden projesi yargıya taşındı

Akbelen’deki zeytinlik kıyımıyla gündeme gelen Nihat Özdemir’e ait Limak Holding, bu kez Balıkesir’in Balya ilçesinde altın-gümüş madeni projesiyle tepkilerin odağı oldu. Yerleşim yerlerine yalnızca 438 metre mesafede planlanan projeye karşı bölge halkı ve çevre örgütleri harekete geçti. “Yaşam altından değerlidir” diyerek ÇED Olumlu kararının iptali için yargıya başvuruldu.
Limak Holding’e bağlı Altınordu Madencilik tarafından Balıkesir’in Balya ilçesinde açılması planlanan altın-gümüş madeni, bölgede büyük endişe yarattı. Projenin, köylülerin evlerine sadece 438 metre uzaklıkta olması tepkilerin büyümesine neden oldu. Daha önce Akbelen’de zeytinliklerin kesilmesiyle kamuoyunun gündemine gelen Limak, bu kez Kazdağları havzasına yakınlığıyla bilinen Balya’da çevre mücadelesinin karşısında yer aldı.
ÇEVRE PLATFORMARI VE YURTTAŞLAR DAVA AÇTI
Balıkesir Çevre Platformu, Ayvalık Tabiat Platformu, Burhaniye Çevre Platformu, Gömeç Çevre Platformu, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Gökçeyazı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği ile bölge halkı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı dava açtı. Davacılar, kararın yürütmesinin durdurulmasını ve tamamen iptal edilmesini talep etti.
“YAŞAM ALTINDAN DEĞERLİDİR”

Davaya ilişkin yapılan ortak açıklamada, maden projesinin doğa ve insan yaşamı üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. “Yaşam altından değerlidir” başlığıyla yapılan açıklamada, projenin orman alanlarını yok edeceği, su kaynaklarını kirleteceği, tarım arazilerini kullanılmaz hale getireceği ve bölge halkının sağlığını ciddi biçimde tehdit edeceği vurgulandı.
8 BİN 720 SAYFALIK ÇED RAPORU
Dava dosyasında yer alan bilgilere göre maden projesine ilişkin ÇED raporu toplamda 8 bin 720 sayfadan oluşuyor. Raporda kök sayfa sayısının 910 olduğu, incelemenin zorluğu nedeniyle çok sayıda uzmanın raporu paylaşarak değerlendirmek zorunda kaldığı ifade edildi. Bu durum, raporun kamuoyu tarafından sağlıklı biçimde incelenemediği eleştirilerini de beraberinde getirdi.
“İKİ KÖY HARİTADAN SİLİNECEK”

Dava dilekçesinde yer alan tespitler ise dikkat çekici boyutta. Projeye göre “bozuk orman” olarak tanımlanan alanlar hariç tutulsa bile yaklaşık 19 bin 729 ağacın kesileceği belirtildi. Maden sahasının, Manyas Kuş Cenneti’ni besleyen ekosistemi tehdit ettiği vurgulanırken, iki köyün zamanla haritadan silinebileceği uyarısı yapıldı.
FAY HATLARI VE ATIK BARAJI RİSKİ
Dilekçede ayrıca maden sahasının diri fay hatları üzerinde yer aldığına dikkat çekildi. Olası bir deprem durumunda atık barajlarının yıkılması halinde, bölge için telafisi mümkün olmayan bir çevre felaketi yaşanabileceği ifade edildi. Bu risklerin ÇED raporunda yeterince değerlendirilmediği savunuldu.
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLADI
Çevre örgütleri ve yurttaşlar, Balya’daki maden projesinin yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakların yaşam hakkını da tehdit ettiğini belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı. Gözler şimdi mahkemenin vereceği karara çevrildi.
"Akbelen’den sonra Balya: Limak’ın maden projesi yargıya taşındı" haberi, 15 Aralık 2025 tarihinde yazılmıştır. 15 Aralık 2025 tarihinde de güncellenmiştir.

YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.