Abdi İpekçi katledilişinin 40. yılında anılıyor

Abdi İpekçi katledilişinin 40. yılında anılıyor

Abdi İpekçi, faili meçhul bir cinayetle katledilişinin 40. yılında anılıyor

Bugün, 1 Şubat 1979’da evinin önünde faili meçhul bir cinayetle katledilen Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve başyazarı Abdi İpekçi’nin ölümünün 40. yıldönümü. İpekçi aynı zamanda Türkiye Gazeteciler Sendikası, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı ve Uluslararası Basın Enstitüsü’nün ikinci başkanlığını da yürütmüştü.

İpekçi'nin ailesi ve dostları, suikastın karanlıkta kalan yönlerinin bulunduğunu belirterek, bunun açığa çıkarılmasını talep ederken, katil zanlısı olduğu gerekçesiyle tutuklanan ve kaldığı cezaevinden kaçırılan Mehmet Ali Ağca, İtalya tarafından iade edildiği Türkiye'de, 10 yıl tutuklu kaldıktan sonra 2010 yılında salıverildi.

Türk basınının ekollerinden biri olarak anılan ve ülkedeki gazeteciliğin evrensel ilkelere uygun hale getirilmesine önemli katkısı bulunan gazeteci-yazar İpekçi, tarafsız bir gazeteci olarak ilkeli duruşuyla ardından yetişen gazetecilere örnek olmayı sürdürüyor.

GAZETEDEKİ İLK DENEYİMİ 15 GÜN SÜRDÜ

İstanbul'da 9 Ağustos 1929'da doğan Abdi İpekçi, 1948 yılında Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra bir süre hukuk fakültesine devam etti.

Gazetecilik mesleğine olan sevgisi nedeniyle ısrarını kıramayan amcası, onu aile yakını olan Vatan gazetesinin sahibi Ahmet Emin Yalman'ın yanına verdi.

Burada 15 gün çalışan İpekçi, Yalman'ın "Bundan gazeteci olmaz" denilerek göndermesi üzerine pes etmeyerek 20 yaşındayken Yeni Sabah gazetesinde işe başladı.

Bundan sonra Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres'te muhabirlik, sayfa sekreterliği ve yazı işleri müdürlüğü yapan İpekçi, Kore'de yedek subay olarak yaptığı vatani görevinden döndükten hemen sonra, 1 Ekim 1954 tarihinde 25 yaşındayken Milliyet'in başına geçti.

İpekçi'yle birlikte büyük bir atılım yapan Milliyet, birkaç yıl içinde Türkiye'nin en önemli gazetelerinden biri olmayı başardı.

Hayatının yarısını, Milliyet gazetesinde doğru ve tarafsız haberciliğe, ilkeli yayıncılığa adayan Abdi İpekçi, haberde iki tarafın da görüşünün alınması ilkesinin en ciddi uygulayıcılarından oldu ve 1960'lı yıllarda çeşitli ilkelerden oluşan "Milliyet Anayasası" yaptı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı ve Uluslararası Basın Enstitüsü'nün ikinci başkanlığını da yürüten İpekçi, öldürüldüğü gün, 1 Şubat 1979'da Ankara'da dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit'le görüşmüştü.

Görüşmesinin ardından İstanbul'a döndükten sonra gazeteye uğrayan İpekçi, davet edildikleri gazetenin sahibi Ercüment Karacan'ın evindeki yemeğe beraber gideceği eşini almak için gittiği Maçka'daki evinin yakınlarında silahlı saldırıya uğradı.

Direksiyon başındayken uğradığı saldırı sonucu kurşunlardan birinin, cebindeki kalemi parçalayarak kalbine saplanmasına yol açan İpekçi'nin kullandığı araç, kontrolden çıkarak elektrik direğine çarpıp durabildi. Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırılan İpekçi, 50 yaşındayken hayatını kaybetti.

GAZETE BİNASINDA UĞURLAMA TÖRENİ

Abdi İpekçi'yi, evinde bekleyen eşi Sibel İpekçi, evinin yakınlarında duyduğu silah seslerinin olduğu tarafa baktığında, insanların etrafında toplandığı arabanın hayat arkadaşına ait olduğunu anladı.

Ertesi gün 25 yılını verdiği ve kendisiyle özdeşleşen ikinci evi Milliyet gazetesinde düzenlenen törenin ardından Gazeteciler Cemiyeti'nden Teşvikiye Camisi'ne uğurlanan İpekçi'nin naaşı, burada kılınan cenaze namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Abdi İpekçi için her yıl ailesi, sevenleri ve meslektaşlarınca, defnedildiği Zincirlikuyu Mezarlığındaki mezarı başında tören düzenleniyor.

‘ABDİ İPEKÇİ YAŞAMI BOYUNCA MESLEKİ DAYANIŞMADAN YANA BİR TUTUM BENİMSEDİ’

TGC’nin yaptığı açıklama şu şekilde:

“Basın ve düşünce özgürlüğünü ve demokrasiyi yaşamı pahasına savunan, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Başkan Vekilliği görevini de üstlenen Abdi İpekçi yaşamı boyunca mesleki dayanışmadan yana bir tutum benimsedi.”

‘HALKIN HABER ALMA VE BİLGİ EDİNME HAKKINA SAYGI GÖSTERDİ’

“Milliyet Gazetesi’nde halkın yararına gazetecilik yaptı, halkın haber alma ve bilgi edinme hakkına saygı gösterdi, doğruluğunu kontrol etmeden haber yayınlamadı. Bu değerlerle genç gazetecilerin yetişmesinde önemli rol oynadı

Türkiye’ de gazeteciliğin evrensel ilkelere uygun bir çalışma düzenine kavuşmasında önemli katkıları olan gazeteci Abdi İpekçi’yi hain bir saldırı sonucu öldürülüşünün 40. yılında sevgi ve saygıyla anıyoruz”

‘HALA FAİLİ MEÇHUL KALMASIDEMOKRASİ AYIBI’

“Abdi İpekçi’yi öldürenlerin ve hedef gösteren karanlık odakların hala faili meçhul kalmasının demokrasi ayıbı olarak karşımızda durduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Abdi İpekçi gazeteciliği hala değerini koruyor. Abdi İpekçi’yi unutmadık, unutmayacağız.”

SUİKASTI İŞLEYEN AĞCA, CEZAEVİNDEN KAÇIRILDI

Suikastın ardından tetiği çeken isim olarak kimliği belirlenen Mehmet Ali Ağca, 11 Temmuz 1979'da yakalandı. Hakkında açılan davada 11 Ekim 1979'da yargılanmaya başlanan Ağca, konulduğu Maltepe Askeri Cezaevi'nden 23 Kasım 1979'da kaçırıldı.

Gıyabında devam eden yargılamada 28 Nisan 1980'de idama mahkum edilen Mehmet Ali Ağca, 13 Mayıs 1981'de Vatikan Meydanı'nda Papa 2. Jean Paul'e suikast girişimde bulunması nedeniyle İtalya'da ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra Papa 2. Jean Paul tarafından affedilen Ağca, 13 Haziran 2000'de Türkiye'ye iade edildi.

Başka suçlardan da hapis cezaları bulunan Ağca, Türkiye'de 10 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 18 Ocak 2010'da tahliye oldu.

"Abdi İpekçi katledilişinin 40. yılında anılıyor" haberi, 01 Şubat 2019 tarihinde yazılmıştır. 01 Şubat 2019 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.