ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Erdoğan''ın gücü

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Erdoğan''ın gücü

Prof. Dr. Coşkun Özdemir yazdı...

Yıllar önce ünlü Türkolog tarihçi Şinasi Tekin’in  Boston yakınındaki evinde  eşimle birlikte güzel bir hafta sonu geçirmiştik. Çok yararlanmıştım bu beraberlikten, çok birikimli, bütüncül  düşünebilen bir bilim insanı bir tarihçi idi Şinası Bey. Çok şey konuştuk. Doğalıkla ülkemizdeki dini inanışlar ve bunların halk üzerinde ve siyasetteki etkileri öncelik kazanıyordu. Şöyle bir laf ettim sofrada, ‘’Türkiye’de bazı insanlar dini bütün Müslüman olduklarına inanıyorlar. Ama on bir ay içki içip ramazanda oruç tutuyorlar, olur mu böyle şey?’’. Şinasi Bey hemen sözümü kesti, ‘’Aman Coşkun Bey! Hiç dokunmayın buna, işte kurtuluş burada. Modifiye İslam ne kadar güzel. İslam’dan da vazgeçmiyor vatandaş, içme özgürlüğünden de. Keşke bu anlayış tüm ülkede geçerli olsa.’’. Düşündüm ve hak verdim. Evet, gerçekten yavaş yavaş bu inançlar ile özgürlükler ve demokrasi arasındaki çatışmayı çözecektik. Ama bağnaz ve fırsatçı politikacı buna izin vermedi. Bu bir dönüm noktasıdır.

Çok yazık oldu bu ülkeye. Önce türban özgürlüğünü gündeme getirdiler. Yıllar sürdü bunun çatışması. Sonra uzun yılların din istismarı İslamcı bir partiyi iktidara getirdi. Bu iktidarın liderleri açıkça laiklik ve Atatürk karşıtıydılar. Dindar ve kindar gençler yetiştirmek istiyorlardı. Kökten dinciydiler. Laik Türkiye’ye razı değillerdi. Bu halk çoğunlukla Türk’ü, Kürt’ü, Çerkez’i, Lazı bütün etnik grupları ile dinine Alah’ına düşkündür. Ama sevgili okuyucular bu halkın dinini Allah’ını tanımasını bile engellediler. Erkeklere 70 huri veren, onlara sınırsız cinsel güç bağışlayan Allah olabilir mi? Müziği yasaklayan, kadın yalnız sokağa çıkmasın, sesli gülmesin diyen Allah da olmaz, saçının teli görünürse yakarım, sıcaklarda iyice örtüneceksin diyen Allah da. Atatürk’ten sonra bu halkı haince ışıktan, aydınlanmadan, akıldan, bilimden yoksun bıraktılar ve öyle kalsın istediler. Onlarca yıldan beri özgürlüklerden yana olanların, aydınlanmacı ve Atatürkçülerin seçimlerden hep mağlup çıkması bu yüzden. Halk dinini de İslam’ı da yurdunu da  nasıl savunacağını öğrenmedi. Eğitimin, bilimin önemini de kavrayamadı. Büyük çoğunluk biyolojik yaşıyor. Ne diyor büyük reis, ‘’Onların doları varsa, bizim Allah’ımız var.’’ Bu söz, inancını her şeyin üstünde tutan milyonlar için çok önemli. Allah onların yanında daha ne isteyebilirler. Hem demokrasiden sapma oluyorsa Allah aşkına Kuran’da demokrasi mi var? Portakal, mandalina benim halkımın bir tepkisi olabilir mi?  

Bir İslamcı grup üniversite öğretim üyelerine mektup göndermişti .Bu mektup diyor ki ‘’Sayın hoca Türk  Milleti  Atatürk’ün öncülüğünde Allah’ın yolundan sapmıştır. Yeniden Allah’ın nizamı kuruluncaya kadar burası bir darül-harp bölgesidir.’’

Bu tür radikal inançlar kuşkusuz AKP iktidarı ile güç ve cesaret kazandı. Onlar Allah uğrunda her şeyi yapabilirler. Saray sofrasında ‘’Yunan kazansaydı…’’ diyen tarihçiyi ve ona hiç itirazı olmayan büyük lideri İslamcıların birçoğu duymamış, duyanlar aldırmamış.

Ona iyi anlatılmayan İslam’ı, yine  öğretilmeyen ama kuvvetle bağlı olduğu Allah’ı AKP’nin, özellikle Erdoğan’ın savunduğuna inanıyorlar. Onun çok açık gerçek saptırmalarını göremiyolar. Ne kusurları olursa olsun benim her şeyin üstünde tuttuğum dinimi ve Allah’ımı savunan odur diyorlar. Ben onun hiç de onaylanmayacak özelliklerini anlattığım zaman bir Tayyipçi  bana “Hocam sen ne  istersen söyle, biz bu taşaklı adamı seviyoruz’’ diyor. Bir başka Erdoğancı da ‘’Hocam Atatürk’e benzemiyor mu?’’ diye soruyor… Gücünü kuşkusuz, buradan alıyor Erdoğan. İyi bir hatip, gözü pek, cesur, dirençli bir insan. Ben AKP iktidarı içinde onu birçok yönü ile onaylamayanların olduğuna eminim. Ama halkın kayıtsız şartsız desteği karşısında sessizler ve kendilerini ona bağlı kalmak zorunda hissediyorlar.

Türkiye böyle bir çıkmazda. Bu açıkça ortaya koyduğum gerçeği kabul ederek bir çare bir çözüm aramak zorundayız. Halka ülkemizin ve onların yararının nerede olduğunu anlatabilmeliyiz. Halkla anlayacağı dilden konuşarak ülkedeki bu çok yıkıcı kutuplaşmayı ve cehaleti birlikte önleyebilmeliyiz.

"ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Erdoğan''ın gücü" haberi, 28 Aralık 2018 tarihinde yazılmıştır. 28 Aralık 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.