ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Bebek Katili PKK, Peki Ya Destekçileri?

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Bebek Katili PKK, Peki Ya Destekçileri?

Çağlar Ezikoğlu yazdı...

Aybüke ve Necmettin Öğretmen PKK’lı teröristlerce katledildiğinde bir şeyler karalamıştım burada. Aslında insanın nasıl boğazı düğümlenirse, kaleminin de ucu düğümlenirmiş. Ama o gün tahammül edemediğim iki durumu belirtmiş yazı boyunca. Birincisi liberal sol akımın tahakkümü altına girmiş, Taraf-T24 tayfasının kontrolü altında basın yayın hayatında ‘muhalifçilik’ oynayan bir takım zevatın PKK’nın bu katliamlarını sıradan bir vakaymış gibi gösterme çabasıydı.

Dün asker eşi Nurcan Karakaya ve onun 11 aylık bebeği Mustafa Bedirhan Karakaya PKK’lı teröristlerce acımasız bir şekilde katledildi. Bahsetmiş olduğum bu zevatın büyük bir kısmı sanki bu saldırı alelade bir patlama neticesinde gerçekleşmiş gibi girdi manşetlerini.

Şaşırmadım, bundan sonraki çizgilerine de şaşırmayacağım, böylesi tehlikeli ve Türk siyasetine virüs gibi yayılmış bu cenah ile de nefesim elverdiği ölçüde mücadele etmeye devam edeceğim. Başlıkta da net bir şekilde okuyabileceğiniz gibi, ‘ama’sız şartsız bir şekilde PKK bebek katili eli kanlı bir terörist örgüttür.

11 aylık bir yavrucağı katletmenin perde arkasında ne özgürlük mücadelesi, ne özerklik talebi, ne Kürt sorunun kültürel-sosyal-ekonomik arka planı vardır. Böylesi bir katliamın tek amacı, bebekleri katledebilecek kadar düşmüşlerin çıkarları uğruna terör faaliyetlerini sürdürerek sivil halkı korkutmaya devam etmeleridir.

Yazının ikinci kısmında da aslında başlıktaki soruyu sormuştum, peki ya bu bebek katilinin destekçileri? O destekçilerin hiç utanmadan hiç sıkılmadan bugün ‘en büyük milliyetçi biziz’ pozuna bürünerek sosyal medyayı işgal ettiğini yazmıştım. Dün Mustafa Bedirhan bebeğin kaybından sonra o Ak-Trollerden oluşan para ile tutulmuş veya vazifelendirmiş güruhun benzer şekilde sosyal medyayı işgal edip, katliamın sorumluluğunu ana muhalefet partisi CHP’ye yüklediğini okudum.

HDP ile CHP arasında iddia ettikleri ortaklık sebebiyle katliamdan CHP sorumlu tutuluyormuş bu paralı trollerce. HDP’nin siyasi bir örgütlenme olarak PKK ile olan bağını belki bu platformdan onlarca kez eleştirdim herhalde daha onlarca kez de eleştireceğim. Lakin bütün bu meselelerde belki de söz hakkı olmayan tek kesim var, o da bu bebek katilleri ile pazarlık masasına oturup onları destekleyen ve bugün utanmadan sıkılmadan milliyetçilik taslayanlar.

Hem bu terör örgütünün metropollere doldurduğu bombaları, operasyon yapılmasın diye valilere verilen emirleri ‘barışseveriz’ diyerek destekleyeceksin, hem de bu saldırıların müsebbibi olarak başkalarını gösterip, CHP’ye veya kendiniz gibi düşünmeyenlere salyalarınızı akıtarak saldıracaksın. Yok öyle yağma! Nasıl nefes aldığım sürece, bebek katili PKK ve onun liberal solda yer alan destekçileri ile mücadele edeceksem, sizin gibi ‘birileri’nin değiştirdiği gömleğe uygun şekilde hareket edip sağa sola tetikçilik yapanları ifşa ederek de mücadeleme devam edeceğim.

24 Haziran 2017 tarihli yazımdan bir kısmı paylaşarak, 11 aylık yavrucağı ve annesini katledenleri ve bu bebek katillerini bu denli güçlendirenleri tekrar tüm gücümle lanetliyorum.

(Aşağıdaki yazı, Çağlar Ezikoğlu’nun ABC’de yayınlanan 24 Haziran 2017 tarihli ‘Hiç Mi Utanmanız Yok’ başlıklı yazıdan alıntılanmıştır; https://www.abcgazetesi.com/arsiv/hic-mi-utanmaniz-yok/haber-56870)

…İkincisi ve bu yazının daha temeline girecek olan utanmazlık ve vicdansızlık örneği ise iktidar sevici Ak-Trollerin yani nam-ı diğer Ak-İt’lerin şehit öğretmenler üzerinden başta sosyal medyada olmak üzere milliyetçi bir edebiyat türetme çabası. Nedeni için geçmişe kısa bir yolculuk yapmak yeterli; 7 Ağustos 2015 tarihinde kaleme aldığım bir yazıdan;

“…Fakat her ne kadar HDP’li yöneticilerin açıklamalarının ‘suç’ unsuru taşıyıp taşımadığı bambaşka bir tartışma noktası olsa da; benzer açıklamaların bizzat AKP’li yöneticiler tarafından yapıldığı gerçeğini hiçbir şekilde göz ardı edemeyiz. Şöyle bir geçmişe dönelim, bakın çok enteresan Başbakan’ın o dönemki Başdanışmalarından ve şimdiki Başbakan Yardımcısı, PKK’nın lideri Abdullah Öcalan için neler demiş; ‘Öcalan’ın olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi var. Mesajları sürecin geleceğini düşünen bir hassasiyeti yansıtıyor’.Çözüm sürecinin sorunsuz gittiği dönem zarfında benzer çok sayıda açıklama bulabilirsiniz; örneğin AKP’li vekillerden Mehmet Metiner; ‘Öcalan’ın durduğu yer, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkı sağlayan bir yer. İmralı’da çok anlamlı, çok değerli şeyler söylüyor’ demişken, başka bir vekil Yasin Aktay; ‘Öcalan, dünyanın geleceğini iyi okuyup Kürtler’in, PKK’nın önüne yeni hedef koymuştur. Şartlarının iyileştirilmesi talepleri var. Bu talepler normaldir, meşrudur.’ ifadelerini kullanmıştı geçmiş yıllarda. Şimdi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sorulması gereken bazı hususlar var; eğer Figan Yüksekdağ’ın PYD’ye sırtımızı yaslanıyoruz cümlesi terör örgütüne destek suçlaması ile soruşturmaya konu oluyorsa, acaba çözüm süreci zarfında AKP’liler bahse konu açıklamaları yaparken PKK terör örgütü listelerinden mi çıkarılmıştır? Veyahutta Demirtaş ‘kendi güvenlik tedbirinizi alın’ açıklaması yaparken bir çağrıda bulunurken bu çağrıyı ‘suça teşvik’ olarak gören Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, PKK’nın taleplerini meşru olarak gören AKP’lilerin açıklamalarını niye aynı kapsama sokmamıştır? Haydi daha da vahim bir soru ile bitirelim. Faysal Sarıyıldız’ın kurye ile PKK’ya silah taşıdığının görüntüleri mademki bir ‘suç’ delili olarak görülüyor Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından; o zaman Ocak 2015’de yaşanan bu olay neden örtbas edilmiştir, bu örtbasın kaynağı dönemin AKP’li İçişleri Bakanı Efgan Ala mıdır?”

Tabi o gün yazdıklarım PKK’nın bugün hala masumları şehit edebilecek güç ve kudrete ulaşırken en önemli aracı olan ‘Çözüm Süreci’nin mimarı olan siyasi iktidar ile alakalıydı. Peki o iktidarın yandaş gazetecileri yok muydu? Vardı elbet; örneğin ‘Türk-Kürt savaşı dediğiniz hadisede şehit yoktur’ diye yazan ve Twitter hesabında sarı-kırmızı-yeşil diye bağıran bir Hilal Kaplan gördü bu gözler veya, tam 7 yıl önce tam da bugün yani 22 Haziran’da PKK, Halkalı’da asker taşıyan sivil bir otobüse saldırıp küçüçük bir asker kızını katlederken, bundan 2 ay sonra ‘APO Başkan, PKK Şampiyon’ twiti atan Melih Altınok’u hatırlayanınız var mı? Bugünün havuz medyasının vazgeçilmez yüzü olan bu gazeteci kılıklı Hakkari’de şehit düşen askerin babasına ‘dangalak’ diye hakaret ettiğini de gördü bu gözler.

Geçtiğimiz yıl yayımlanan bir İmralı Notları kitabı vardı, okuyanınız var mı? Hani şu AKP ile PKK’nın pazarlığını resmeden bir kitap, rezil görüşmelerin tutanakları. Kürt milliyetçileri sustu, YAE’ci liberaller sustu, Fethullahçı medya sustu ve tabi Havuz medyası da gözlerini kapadı. Dileyenler bu platformda yazdığım yazıları okuyabilir, bu iğrenç pazarlığı da gözleriyle görebilir. Hani şu ‘metropolleri bomba ile doldurdunuz, görüyoruz ama ses etmiyoruz’ diyen iktidar görevlilerinin ‘çözüm süreci’ adı altında İmralı ile devam eden pazarlığı.

Peki bugün ne oldu? Bütün bu siyasi aktörler hiç utanmadan hiç sıkılmadan hiç arlanmadan ‘milliyetçi’ nutuklar atabiliyor. Daha 3-4 yıl öncesine kadar şehitlik kavramına ve şehitlere alabildiğince hakaret eden Ak-gazeteci ve yazarlar ‘şehitlik’ üzerinden konuşma cüretini kendilerinde bulabiliyor. Ve bütün bunları takip eden binlerce Ak-Trol veya Ak-İt umarsız bir şekilde memleketin bütün muhalif aktörlerini PKK terörünün suçlusu olarak görüp saldırıyor. Ama çözüm sürecinde yaşanan bu rezilliklere tek bir laf etmeksizin bu alçak saldırıları yapıyorlar. Daha 4-5 yıl önce Türk Bayrağı’na hakaret eden aşağılık tipler, bugün sosyal medya hesaplarını Türk bayraklarıyla donatıp milliyetçi pozlara bürünüyor.

Ben bu ülkenin ilerici, laik, cumhuriyetçi ve Atatürk ilkelerine bağlı bir genç ferdi olarak mücadelemi yıllarca verdim vermeye de nefes aldığım müddetçe devam edeceğim. Bu yazılarımdan ötürü Fethullahçılardan PKK’lılara sosyal medyada veya iletişim adreslerimde şahsıma edilen hakaret ve tehditleri de bir madalya olarak taşıdım ve taşımaya devam edeceğim. Lakin özellikle PKK’nın palazlanmasında rol oynayan, Habur sınır kapısında göstermelik mahkemelerle terör örgütü üyelerini serbest bıraktıran, çözüm sürecinde operasyon isteyen askere izni vermeyen siyasiler, dün şehitlere alabildiğince hakaret edip bugün hiç utanmaksızın şehit edebiyatı parçalayan gazeteciler; lütfen bu masum öğretmenleri ve diğer masumları artık oyununuza alet etmeyin! Son söz, son kelime de, maaşlı veya maaşsız Ak-Trollük veya Ak-İt’lik yapan ve şehitler üzerinden hayasızca çıkar hedefleyen binlercesine; ‘Hiç mi utanmanız yok’?

"ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Bebek Katili PKK, Peki Ya Destekçileri?" haberi, 01 Ağustos 2018 tarihinde yazılmıştır. 01 Ağustos 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.