ABC Kritik | Ali Şimşek | Et bulamayanlar Nusret yesinler

ABC Kritik | Ali Şimşek | Et bulamayanlar Nusret yesinler

Ali Şimşek yazdı...

Son iki yıldır Nusret diye bir vakamız var. Öyle ki UEFA’ Türkiye tanıtım klibine girecek kadar ülkemizi temsil ediyor artık. Daha geçenlerde Venezüella devlet başkanı Maduro’ya et yedirip, yoksullukla boğuşan ülkesini sallamayı başardı. Daha dün lüks lokantasındaki alev şovunda turistleri yakmayı da başardı. Biri ağır 5 yaralı bıraktı arkasından.

Nusretsiz gün geçmiyor anladığınızda.  O bir ikon...

Meşhur tuzlama hareketi, et terbiye ederken verdiği cinsel tınılı mesajlar, tişörtü ve de güneş gözlüğü. O planlanmış bir şahsiyet. Yıldız! Kaçış yok gündeminizde.

Kebapçı memleketimiz için planlanmış bir halkla ilişkiler mucizesi.

Nusret’i bir “kiç” figür olarak anlamak için, özellike son yıllarda yaygınlaşan pahalı, butik “steak house” yani biftek evlerini anlamala mümkün biraz da...

Genelde kentlerin lüks veya gelir seviyesi yüksek yerlerinde açılan bu lokantalar, minimalist tasarımları ve de vitrine koydukları etlerle hemen ayırt ediliyor. Gerçekten kaliteli et ızgara yapan yerler bunlar. Ama maalesef; sadece tasarım görüntüsü veren porsiyonlarının bir insanı doyurması mümkün değil. Yani insanlar aslında tabağın şık beyazını ve tasarımı yiyorlar o kadar.

Nusret bir zincire dönüştüğü için butik olarak görünemez. Türkiye’de yaygın olan şiş-kebap- Adana anlayışının çok ötesinde, Amerikan tipi bir biftek pişirme yöntemi yaptıkları.

Son on yılda gerçekleşen en büyük dönüşümlerden biri, benim “Gıdanın Soylulaşması” dediğim bir eğilim çerçevesinde oluşuyor. Yani ana hatlarıyla ucuz gıda marketlerinde yoğunlaşan, fiyatı düşük, hormonlu gıdaların dışında, kaliteli-organik gıdanın üst sınıflara kayması anlatmak istediğim.

Centrification kavramını bir mekansal dönüşüm türü olarak soylulaştırma veya mutenalaşma olarak türkçeleştiriyoruz. Soylulaşma özellikle 1990’dan sonra kentin tarihi mekanlarının alt sınıflardan, yoksullardan arındırılıp, renove edilerek sanat-eğlence-yemek mekanları ve rezidanslara dönüştürülmesini anlatıyor. Vitrininde sanatın olduğu ama mekan cazip hale gelince yükselen kiralar yüzünden öncelikle sanatçıların kovulduğu sert bir mekansal dönüşüm tarzı.  İstanbul’da Tarlabaşı-Karaköy-Galata-Karaköy bölgesinde bu tür dönüşümleri görmek mümkün. Bu tür dönüşüm geçmişte Tophane’de galerilerle yaşanan gerilimler gibi kültürel sürtüşmelere de gebe.

Benim gıdanın soylulaşması dediğim dönüşüm elbette özellikle bu mekanlarda görünür kılınıyor.  Fakat benim anlatmak istediğim sadece mekan ya da tasarım değil. Geçmişte en azından köylülük dahil alt sınıflara bırakılmış olan organik ve kaliteli gıdanın, yüksek fiyat artışıyla sadece üst sınıfların ulaşabilirliğine açılması. Köylü ürettiği ürünü satıp kendisi ucuzluk marketlerinden besleniyor neredeyse. 

Tarihte bu kadar geniş çapta organik, lezzetli gıdaların üst sınıflara transferi olmamıştır sanırım. Aristokrasi ve burjuvazi tarih boyunca lüks, boş zaman çerçevesinde lezzetin her türlüsüne ulaşma yollarını da buluyordu. Ama yine de toplumun alt sınıflarına, geniş köylülüğe önemli payda bir lezzet kalıyordu. En azından sebze ya da yumurta ölçeğinde. Ya da gezen ya da organik tavuk gibi… Bugün organik tavuk lüks marketlerin raflarında… Şimdi değişen işte bu.

İşte Nusret vakası böyle bir eğilimle birlikte düşünülmeli. Astronomik fiyatlara, alt sınıfların ulaşamayacağı kalitede et ve ızgara satıyor. İmajın kendisi ayrıca fiyatı bir daha yükseltiyor.

Bahsettiğim eğilim, çöküş dönemlerinde görünen “rokoko” şatafat ve lüks örneğine çok benziyor bir tarafıyla. Bir taraftan artan yoksulluk, ama diğer taraftan gittikçe daralan bir kesimin gözümüze soktuğu şatafat ve arsızlık. Sadece perukalar eksik sanırım. Ya da ekmek bulamıyorsanız “pasta yesinler “diyecek bir kraliçe!

"ABC Kritik | Ali Şimşek | Et bulamayanlar Nusret yesinler" haberi, 29 Eylül 2018 tarihinde yazılmıştır. 29 Eylül 2018 tarihinde de güncellenmiştir.

Hubbard Editör

YORUM YAZ

Guvenlik kodu
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.